WILDFIRE in Turkish translation

['waildfaiər]
['waildfaiər]
wildfire
çılgınateş
wildfire
he had caches of wildfire hidden
yangın
fire
of burning
yang's
ateşti
fire
shoot
fever
flame
hot
heat
the firing
the shot
çilginates

Examples of using Wildfire in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
People have started calling it the Fire Fever, because it spreads like wildfire.
İnsanlar'' Yangın Ateşi'' demeye başladılar çünkü yangın gibi ilerliyor.
Killed our men by the thousands. I wasn't there when the wildfire.
Çılgınateş binlerce adamımızı öldürdüğünde orada değildim.
The news spread like wildfire.
Haber orman yangını gibi yayıldı.
When you went out in a red dress The news spread like wildfire.
Kırmızı elbisenle çıkınca Haberler yangın gibi yayıldı.
And laughed as they screamed. He burned men alive with wildfire.
Çılgınateş ile insanları diri diri yaktı ve onlar çığlık atarken güldü.
It's wildfire. Wildfire?
Çılgınateş mi? Çılgınateş.
Pay each of them 20 gold when this is done. Not wildfire!
Bittiği zaman her birine 20 altın ver. Çılgınateş olmasın!
When this fills in, this look's gonna spread like wildfire.
Buralar dolduğunda, bu görüntü modası ateş gibi herkese yayılacak.
The news of the gold spread through Brazil like wildfire.
AltınınhaberiBrezilyaya bir yangın gibi yayıldı.
They're growing up like wildfire.
Tıpkı bir yangın gibi yayılıyorlar.
And it spread like wildfire all over europe.
Bir orman yangını gibi tüm Avrupaya yayıldı.
Under the Wildfire protocols, directive 7-12, a limited nuclear strike is a contingency.
Salgın protokolü, 7-12 yönergesine göre sınırlanmış nükleer uygulama yapılabilir.
Wildfire lab will self-destruct in 11 minutes.
Salgın laboratuarı 11 dakika içerisinde yok edilecek.
Initiate Wildfire.
Vahşi Ateşi başlatın.
A Wildfire directive means nothing in or out.
Bir Vahşi Ateş emri içeri ve dışarı hiçbir şey demektir.
He thought drinking wildfire would turn him into a dragon.
Çılgın ateş içmenin kendisini ejder yapacağını sanmış.
You have heard of wildfire?
Çılgın ateş diye bir şey duydun mu?
No, the wildfire took him.
Çılgın ateş aldı onu. Hayır.
You'νe heard of wildfire?
Çılgın ateş diye bir şey duydun mu?
Wildfire protocols!
Tüm protokolleri başlatın!
Results: 96, Time: 0.09

Top dictionary queries

English - Turkish