WITCHCRAFT in Turkish translation

['witʃkrɑːft]
['witʃkrɑːft]
büyücülük
wizard
sorcerer
warlock
magician
sorceress
witch
mage
magus
druid
enchanter
cadılık
witch
hag
bitch
of witchcraft
büyü
grow up
growth
to expand
bigger
being raised
expansion
to grown-up
büyülerinle
magic
spell
grow up
sorcery
voodoo
witchcraft
hex
incantation
occult
big
witchcraft
büyücülüğün
wizard
sorcerer
warlock
magician
sorceress
witch
mage
magus
druid
enchanter
büyücülükten
wizard
sorcerer
warlock
magician
sorceress
witch
mage
magus
druid
enchanter
cadılığın
witch
hag
bitch
of witchcraft
cadı
witch
hag
bitch
of witchcraft
büyücülüğe
wizard
sorcerer
warlock
magician
sorceress
witch
mage
magus
druid
enchanter
cadılığa
witch
hag
bitch
of witchcraft
büyüsü
magic
spell
grow up
sorcery
voodoo
witchcraft
hex
incantation
occult
big
büyünün
magic
spell
grow up
sorcery
voodoo
witchcraft
hex
incantation
occult
big

Examples of using Witchcraft in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Your witchcraft? well--well, you know, with what?
Neyle? Şey, biliyorsun, senin büyülerinle.
The charge, my fellow council members, is… witchcraft.
Suçlamamız şu, konsey üyesi dostlarım… büyücülük.
I just spent the last 16 years trying to believe that witchcraft wasn't the answer.
Son 16 yılımı cadılığın bir çözüm olmadığına inanmaya çalışarak geçirdim.
Witchcraft is an evil, Father.
Büyücülüğün kötü olduğunun farkındayım, baba.
And the citizenry doesn't suspect witchcraft? Hmm?
Ve vatandaşlar büyücülükten şüphelenmiyor mu?
Yes, I know.- Operation Witchcraft.
Witchcraft Operasyonu. Evet biliyorum.
That's not witchcraft or demons.
Bu şeytan ya da büyü değil.
Well… well, you know, uh, your witchcraft?
Şey, biliyorsun, senin büyülerinle.
About suspected witchcraft. A minister questioned one of his parishioners.
Bir bakan kilise cemaatinden birini büyücülük şüphesiyle sorgulamış.
He was transformed by the black arts of Queen Zenobia's witchcraft.
Cadı Kraliçe Zenobia kara büyüyle onu dönüştürmüş.
Witchcraft has its limits.
Cadılığın bir sınırı var.
A world of bones and blood and witchcraft.
Kemik, kan ve büyücülükten oluşmuş bir dünya.
This is Ross; Rosserys and Witchcraft.
Burası'' La Ross'', yani Ross and Witchcraft.
That you will never practice witchcraft again in this house. Auntie, I want you to swear.
Bu evde bir daha asla büyü yapmayacağına yemin etmeni istiyorum.
Don't believe in hearsay, witchcraft and superstitions.
Söylentilere, büyücülüğe ve hurafelere inanmayın.
We respect the past and the present of witchcraft. In this school.
Bu okulda cadılığın geçmişine ve geleceğine saygı duyarız.
Witchcraft has a long history in many cultures, Doctor, as well you know.
Büyücülüğün geçmişi, birçok kültürde çok eskilere dayanır doktor.
She said I had made her do some sort of witchcraft dance out there.
Benim ona bir çeşit cadı dansı yaptırdığımı söyledi.
To you, science is magic and witchcraft because you have such small minds.
Bu kadar dar fikirli olduğunuz için, bilim size göre sihirden ve büyücülükten ibaret.
Yes, I know.- Operation Witchcraft.
Evet biliyorum.- Witchcraft Operasyonu.
Results: 392, Time: 0.0672

Top dictionary queries

English - Turkish