WOOLEN in Turkish translation

['wʊlən]
['wʊlən]
yün
wool
woolen
woollen
woolly
fleece
yarn
duffle
tweed
yünlü
wool
woolen
woollen
woolly
fleece
yarn
duffle
tweed
yünden
wool
woolen
woollen
woolly
fleece
yarn
duffle
tweed

Examples of using Woolen in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I decided to eat only half of the acid at first… but I spilled the rest on the sleeve of my red woolen shirt.
Başlangıçta asidin sadece yarısını yiyecektim… ama kalanını kırmızı yün gömleğimin koluna döktüm.
I spilled the rest on the sleeve of my red woolen shirt.
kazara yarısını kırmızı yün{ Y: i} Başlangıçta, asitin sadece yarısını.
And five pairs of woolen socks. A Sunday suit, two silken frock-coats, three belly bands, four bow-ties.
Pazar kıyafeti, 2 ipek kumaştan palto, 3 göbek bantları, 4 papyon, veee 5 çift yün çorap.
two silken frock-coats, and five pairs of woolen socks.
veee 5 çift yün çorap.
Woolen items in total:
Yünlüler toplam olarak:
you will knit me a shawl and woolen underwear for the winter.
Tabii tabii, elde ettiğimiz yünle.
The cotton ignited and Bondarenko tried to smother the flames with the sleeve of his woolen coveralls, which caught fire in the chamber's oxygen-rich atmosphere.
Pamuk tutuştu ve Bondarenko yünden yapılmış tulumunun koluyla alevleri söndürmeye çalıştı ancak atmosfer açısından zengin odanın etkisiyle tulum da alev aldı.
His life was ruined forever… men in red woolen shirts… always thinking that just behind some narrow door in all his favorite bars… With a bit of luck… are getting incredible kicks from things he will never know.
Dar bir kapının ardında tek düşündüğü… kırmızı yün gömlekli erkeklerin… hayatı tamamen mahvoldu… inanılmaz tekmeler yedikleri. Biraz da şansla… bilmedikleri şeylerden.
I need you to take the blood off me a-and the hair follicles that are underneath my fingernails and put them in a woolen cap to fake DNA samples.
tırnak diplerimdeki saç köklerini almanız ve sahte DNA örnekleri yapmak için yün başlığa yerleştirmeniz gerek.
Then, in standing, she sank to that part of his body she took to be his heart, but which, beneath his woolen undershirt, was his breastbone
Sonra ayakta, göğsüne gömülerek adamın kalbine yaslanmak ister, ama adamın yün fanilasının altındaki göğüs kemiği
With a bit of luck… his life was ruined forever… always thinking that just behind some narrow door in all his favorite bars… men in red woolen shirts… are getting incredible kicks from things he will never know.
Biraz da şansla… hayatı tamamen mahvoldu… dar bir kapının ardında tek düşündüğü… kırmızı yün gömlekli erkeklerin… bilmedikleri şeylerden inanılmaz tekmeler yedikleri.
all-purpose treadle driven wheels used to spin both woolen and worsted-spun yarns; and the charkha,
ketenbezi yapmak için kullanılan keten çıkrığı; taranmış yün iplik eğirmek için kullanılan Saksonya
transfixing them with a needle and tying them with very thick and woolen thread, for application, and do not foment until they drop off,
hemoroidleri uygulama için bir iğne ile delip çok kalın ve yünlü bir iple bağladıktan sonra düşene kadar dokunmayıp,
Two woolen underpants.
İki yün don.
Your woolen vest?
Yün yeleğin?
A red, woolen glove?
Kırmızı, yün bir eldiven?
A thick woolen red one.
Kalın, kırmızı yün bir eldiven.
Three pairs of woolen socks.
İki atlet Üç çift de yün çorap.
Bright copper kettles And warm woolen mittens.
Parlak bakır güğümler Sıcak yün eldivenler.
Bright copper kettles And warm woolen mittens.
Parlak bakır su ısıtıcılar ve sıcak yün eldivenler.
Results: 113, Time: 0.0309

Top dictionary queries

English - Turkish