WORKING AS in Turkish translation

['w3ːkiŋ æz]
['w3ːkiŋ æz]
olarak çalışmaya
work as
olarak çalışıyor
works as
he is employed
olarak çalışıyorum
i work as
olarak çalışan
works as
iş olarak
working as
as your job
olarak çalışıyoruz
working as
olarak çalışmak
work as
olarak çalıştım
work as
gibi işliyor mu
olarak çalışıyorsun
olarak çalışarak

Examples of using Working as in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Humans working as slaves?
İnsanları köle gibi çalıştırıyor musunuz?
You need to keep working as normal.
Her zamanki gibi çalışmaya devam etmen gerekiyor.
My last partner got busted working as an illegal alien.
Son ortağım yasadışı olarak çalıştığı için tutuklamıştı.
Working as a Navy diverwith one good leg and the other.
Bir donanma dalgıcı olarak çalışmak için bir iyi bacak ve diğeri.
With one good leg and the other-- Working as a Navy diver.
Bir donanma dalgıcı olarak çalışmak için bir iyi bacak ve diğeri.
Continue working as usual.
Her zamanki gibi çalışmaya devam edin.
It is.- Working as a team.
Ekip gibi çalışmayı.- Öyle.
Together working as a team.
Ekip gibi çalışmayı.
Working as a team.- It is.
Ekip gibi çalışmayı.- Öyle.
Working as a team, each according to his ability.
Herkesin kendi yeteneği göz önüne alınarak bir takım gibi çalışmak.
Working as always.
Her zaman yaptığı gibi çalışıyor.
The product of six great minds working as one.
Altı beynin, tek beyin gibi çalışmasının ürününe.
And she ends up working as a maid with no benefits.
Ve sonu da para kazanmadan hizmetçi gibi çalışmak olur.
You and me, working as a team.
Sen ve ben. Takım gibi çalışarak.
She was in Australia, working as a holo-photographer.
Avustralyada yaşıyormuş. Bir holo-fotoğrafçı olarak çalışıyormuş.
But I will be working as of August 15.
Ama Ağustosun 15inden itibaren çalışıyor olacağım.
Yeah, his massive expansion means he needs help around the house working as the nanny.
Evet, işinin bu kadar büyümesi evde dadı olarak çalışacak birini gerektiriyormuş.
prison in January 2001, and began working as a bartender.
bir hamburgercide temizlikçi olarak işe başladı.
I won't say anything, but don't ask me to keep working as normal.
Tek kelime etmem ama normalde olduğu gibi çalışmamı bekleme.
It is.- Working as a team.
Öyle.- Ekip gibi çalışmayı.
Results: 128, Time: 0.0637

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish