Examples of using Şilte in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gidip şilte alayım.
Buraya gel. Kapının arkasına senin için bir şilte koyduk.
Çimlere şilte yaydık.
Kapının arkasına senin için bir şilte koyduk.
Bu da Cinderellanın sihirli kullanılmış şilte yığını.
Ha? Hey! Şilte kaygan plastikle kaplanmış?
Yardım geliyor. Gidip şilte alayım.
An8} Titanlara benzemek için, omuzlarını şilte ile kaplamıştı.
Şilte, masa ve yerde kan var.
Şilte sökülmüş ve tahtası tamamen kırılmış.
Şilte istiyoruz.
Şilte nedir?
Şilte ile bazasının arasına büyük abdestini yapmış.
Şilte için yardım et.
Şehir merkezinde şilte dükkanı var.
Şilte, son iki yıldır piyasada olan bir model.
Anthony, biraz şilte ve su getir.
Şilte kaygan plastikle kaplanmış.
Şilte kaya gibi hissettirdi.
Yeni büyükelçi şilte haricinde tüm mobilyalardan kurtulmamı istedi.