Examples of using Akbaba in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çok akıllsın yaşlı akbaba.
Akbaba Melek bizimle orada buluşacağını söyledi. Hemen!
Yardım edeyim.- Buraya gelirken dört tane akbaba gördüm.
Yaşlı, sert akbaba.
Yardım edeyim.- Buraya gelirken dört tane akbaba gördüm.
Güle güle. Yaşlı Akbaba.
Teşekkürler. Akbaba.
Sarıl bana, dokun bana. Yaşlı Akbaba.
Higginsi bulun bana.- Akbaba.
Ağız? Hamamböceği? Akbaba?
Higginsi bulun bana!- Akbaba.
Ah kızlar, dünya çok acımasız şiddet ve akbaba dolu.
Kanca gagalı bir yavru akbaba.
Saklanamazsın. Daha şimdi onların akbaba olduğunu söyledim.
Annesi, bu ağaç kökleriyle… Akbaba Meleğini sarmalayarak onu besledi.
Cennette, baba akbaba gözyaşı döker.
Peki'' El Brazo Onofre'' kim? Akbaba.
Evet, Sadece akbaba gibi düşünüyordum çünkü.
Evet, -Öyle mi? Sadece akbaba gibi düşünüyordum çünkü.
İki savaşan akbaba.