Examples of using Alberta in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Alberta bak. Mike.
Daha sonra Alberta Üniversitesine döndü ve 1984te psikoloji alanında lisans derecesi aldı.
Alberta Halanın şekerlerini çalanın sen olduğunu babana söylemeliyim galiba.
Alberta Üniversitesi.
Sanırım bu… Bu gerçekten Alberta yardım edecek.
Hayır, bu yanılmıyorsam Prens Alberta aitti.
Kulak asmıyorsun ama, sanırım Alberta senden söz edebilirim.
Kanı süzüldükten sonra çocuğun şapkasını istediğimi söyledim Alberta.
Calgary, Albertada doğan Quaife, Alberta Üniversitesinde eğitim gördü.
İşleri yürütmek için Alberta Greeni getiriyorlar.
Bu isimi koymak istediğimi Alberta söyledim.
Kani süzüldükten sonra çocugun sapkasini istedigimi söyledim Alberta.
Bow Nehri( İngilizce: Bow River), Kanadanın Alberta eyaletinde bulunan bir nehirdir.
Ona kızmıyorum. Catherinee de kızmıyorum, Alberta da.
Bu çalışma 2005 yılında Alberta Bienalinde sergilendi.
Jimnastikçi, kadınlar lakros oyuncusu, Alberta Üniversitesine sporcu bursu ile gitti.
De Dünya şampiyonluklarını koruyan ikili Calgary, Alberta, Kanadada düzenlenen 1988 Kış Olimpiyatlarında geçirdikleri kötü bir kazaya rağmen altın madalyayı aldı.
Shawn Funk tarafından 21 Mart 2011de Kuzey Alberta Kanadada Fort McMurray yakınlarındaki Suncor Millenium Madenini kazarken bulundu.
O dönemde Alberta, Güney Floridanın bugün olduğu kadar sıcaktı