ALET in English translation

tool
alet
aracı
araç
bir araçname
bir gereç
maşası
device
cihaz
aygıt
alet
aracı
düzenek
instrument
enstrüman
alet
aracı
araç
cihaz
çalgı
thing
şey
birşey
olay
bir sey
şu
şeyi
meselesi
machine
makina
alet
makinesi
makine
cihazı
equipment
ekipman
malzeme
teçhizat
donanım
alet
cihaz
gereçleri
araçları
dick
çük
penis
pislik
yarak
hıyar
yavşak
puşt
göt
sikini
aletini
cock
horoz
yarak
penis
çük
kuş
siki
aletini
sik
penisini
kamış
gadget
cihaz
alet
aygıtın
zımbırtı
rig
teçhizat
sondaj
platformu
tırı
aleti
kamyonu
kulesi
donanımı
ayarlamam
hile

Examples of using Alet in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Cinayete alet oldun.
You are an accessory to murder.
O alet terminalden ne kadar uzaklıkta?
How far is that rig from the terminal?
Bu alet açılıyor.
This gadget drops down.
Büyük alet!
Huge cock.
Çünkü elindeki o aptal alet sadece benim parmak izimi okur.
Only takes my thumb print. Well, that could be because that stupid thing.
Ne zaman güzel görünümlü ya da hoş kokulu bir alet gördün?
When have you ever seen a dick that looked nice or smelled nice?
O gece orada, alet klübesinde olduğunu biliyorum.
I know you were there, that night, at the equipment shed.
Bu alet… aracı etkisiz hale getirmek için tasarlanmış gibi görünüyor.
This apparatus… it appears to have been designed to incapacitate the vehicle.
Ama cinayete alet olmak?
But an accessory to murder?
Senin yaptığın alet bunu başarabilirdi.
The machine you built, the rig could do it.
Lütfen. Alet. Evet. Hayır. Tamam.
Okay. Cock. Yes. No. Please.
Sahip olduğum her alet için aynı şifreyi kullanırım.
Use the same password for every gadget\ own.
Tommy Tutonedan bu yana böylesine büyük bir alet görmemiştim.
I have not seen a dick that big since Tommy Tutone.
Leke. Lekeli kıç, lekeli alet.
That's called a t'aint, t'aint ass and t'aint equipment.
Evet. O alete para koydum, alet de kartımı yutuverdi!
Yes. So I put money into that thing and it just swallowed my card!
Niye bu salak alet istediğimi yapmıyor?
Why won't this stupid gizmo do what I want?
Bu alet nasıl kullanılır öğrenmek isterim.
I wonder how you handle this apparatus.
Lütfen. Alet. Evet. Hayır. Tamam.
Yes. Cock. Okay. No. Please.
Cinayete alet olma düşüncesiyle kafam meşguldü…- Bilmiyorum.
I don't know. I got distracted thinking about being an accessory to murder.
O alet terminalden ne kadar uzaklıkta?- Belki?
Maybe. How far is that rig from the terminal?
Results: 1647, Time: 0.0497

Top dictionary queries

Turkish - English