Examples of using Alet in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cinayete alet oldun.
O alet terminalden ne kadar uzaklıkta?
Bu alet açılıyor.
Büyük alet!
Çünkü elindeki o aptal alet sadece benim parmak izimi okur.
Ne zaman güzel görünümlü ya da hoş kokulu bir alet gördün?
O gece orada, alet klübesinde olduğunu biliyorum.
Bu alet… aracı etkisiz hale getirmek için tasarlanmış gibi görünüyor.
Ama cinayete alet olmak?
Senin yaptığın alet bunu başarabilirdi.
Lütfen. Alet. Evet. Hayır. Tamam.
Sahip olduğum her alet için aynı şifreyi kullanırım.
Tommy Tutonedan bu yana böylesine büyük bir alet görmemiştim.
Leke. Lekeli kıç, lekeli alet.
Evet. O alete para koydum, alet de kartımı yutuverdi!
Niye bu salak alet istediğimi yapmıyor?
Bu alet nasıl kullanılır öğrenmek isterim.
Lütfen. Alet. Evet. Hayır. Tamam.
Cinayete alet olma düşüncesiyle kafam meşguldü…- Bilmiyorum.
O alet terminalden ne kadar uzaklıkta?- Belki?