Examples of using Altin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sizi Altin Atla ödüllendiriyorum, her ikiniz de buna layiksiniz.
Sagir kadinlar altin avcisi olamazlar mi?
Altin ocagini görmek ister misin.
Helen! Altin ocagini görmek ister misin.
Orada altin var.
Ya eger altin istersem?
Avukatima mesaj goturmeyi ve altin bir saati kabul ettin.
Tüm altin ve mücevheri alin!
Elinizdeki altin, 10 adam degerinde.
Altin madeni bulmus gibi konusuyorsun, Sue.
Altin madalya hyori
Altin bizi cagiriyor.
Altin saatli bir gardiyan görüp görmedigini bilmek istiyorum.
Neden efsanede altin sehir diye geçiyor?
Altin nerede o zaman? Altin sehir?
Altin kitabi ariyoruz.
Peki, altin kitabin icinde ne var?
Ona altini nerede bulacagini söyledim, ama buldugu altin kendi içindeydi.
Bir ön disi altin?
Ya sen küçük hanim?- Altin Sistem.