AMA DAN in English translation

but dan
ama dan
fakat dan
ama danın

Examples of using Ama dan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ama Dan evde, bu yüzden yatak odasına gitmeliyiz.
But Dan's home so we gotta go to the bedroom.
Ama Dan ve Olivia öldü mü?
But are Dan and Olivia dead?
Ama Dan, o tahtanın üzerinde aptal gibi görünmeden ayakta durabilmek için bile üç ay falan harcamıştı.
But Dan, I mean, I think… it took him maybe three months… before he could even stand on that… thing without looking like a total idiot.
Biliyorsun ben şunu kullanacaktım ama Dan suyu bağlayamamış… bu yüzden biraz birikmiş.
You know, I would use the, um… But Dan hasn't hooked up the plumbing, so it's… it's just kind of gathering.
Tam olarak ilişki değil ama Dan geçen hafta bir gece bizi ofiste oynaşırken yakaladı.
Not really involved, but Dan caught us fooling around in my office late one night last week.
Hiçbir zaman Georginanın bana gerçeği söylediğinden emin olamayacağım. Ama Dan benim oğlum ve onun arkasındayım.
I will never be sure if Georgina's telling me the whole truth, but Dan is my son, and I'm not gonna bail on him.
Sadece yardım etmeye çalıştıklarını biliyorum, ama Dan ve Nate işleri Damienın babasına gittikleri zaman daha da kötüleştirdi.
I know that they were just trying to help, but Dan and Nate actually made things worse when they went to see Damien's father.
Doğru. Ama Dan Thomason onu tanıyordu.
True but dan thomason knows what he looked like,
Sonuçlarını düşünemedim, ama Dan bu hikayeyi sana zarar vermek için yayınladı.
I wasn't thinking about the consequences, but Dan did publish this piece to hurt you.
Tam olarak ilişki değil… ama Dan geçen hafta bir gece bizi… ofiste oynaşırken yakaladı.
Late one night last week. Not really involved, but Dan caught us fooling around in my office.
Tam olarak ilişki değil… ama Dan geçen hafta bir gece bizi… ofiste oynaşırken yakaladı.
But Dan caught us fooling around in my office Not really involved, late one night last week.
Tam olarak ilişki değil… ama Dan geçen hafta bir gece bizi… ofiste oynaşırken yakaladı.
Fooling around in my office Not really involved, late one night last week. but Dan caught us.
durumu kavrayamamış olabilirsin, ama Dan kötü bir insan.
you might not understand it, but Dan is a bad person.
Tam olarak ilişki değil… ama Dan geçen hafta bir gece bizi… ofiste oynaşırken yakaladı.
But, Dan caught us fooling around in my office late one night last week.
Endişeli olduğunu görebiliyorum… bu aslında oldukça sevimli… ama Dan orada.
And that's actually really endearing… I can tell you're worried… but Dan's there.
Dede olmak üzere değilsin ama Dan başka bir anlamda doğurmak üzere.
You're not about to become a grandfather, though Dan is about to give birth in another way.
Hayır ama Dan öptü.
No, but Dan did.
Ama Dan Humphrey sevdiğin adam değil.
But Dan Humphrey is not the one.
Ama Dan dayım hâlâ içeride.
But he's still in there.
Hadi ama Dan, akla yatıyor.
Come on, Dan, it makes sense.
Results: 643, Time: 0.0251

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English