Examples of using Ama in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama o hayat bir yalanmış.
Şimdi yok ama 14 milyonu getireceğim.
Yıldır ama sadece iki kez şövalye oldum.
Ama ben çıkarken ışıklar kapalıydı.
Ama önce söyliceklerimi dinle.
Ama döneceğim.
Ama ben seninle birlikteyken hiç yaramazlık yaptım mı?
İnanmayacaksın ama galiba bir çözüm buldum.
Ama… Bana hiç düpedüz yalan söylediği olmamıştı, efendim.
Ama işler iyi giderse
Benzemiyorsun, ama yerliler gibi konuşuyorsun.
Ama artık o adam olamazsın, çünkü değişmişsindir.
Şüpheliyim ama orada kendimi misyonerliğe adamak istiyorum.
Ve bence küçük göremeyiz ama, sadece dengesiz biri.
Ama diz yoksa futbol da yok dostum.
Ama bu bizden dört gün sonra demek.
Ama bunun bu işle bir ilgisi yoktu, tamam mı?
İnanmayacaksın ama bilim adamını oynuyorum.
Devam edebilirim ama biraz zaman alır.
Ama keşfettik ki, sizler kendi kısıtlı usullerinizde… alışılmadık yaratıklarsınız.