ANLAMAK in English translation

to understand
anlamaya
anlaşılması
anlayabilmek için
to know
bilmek
öğrenmek
tanımak
biliyorum
bilen
tanıma
to see
görmek
görüşmek
izlemeye
bakmaya
görebilmek için
görünce
görecek kadar
to figure out
anlayabilmek için
bulmaya
anlamaya
çözmeye
düşünmemiz
halletmem
karar
hesaplamak
anlamaya çalışıyor şeftali dondurmasının bittiğini
keşfetmeye
to tell
söylemek
anlatmaya
söyleyecek
anlatacak
demek
bahsetmek
to realize
anlamaya
fark
farketmeye
idrak
anlayıncaya kadar
to get
almaya
var
bulmaya
gitmek
getirmeye
alacağım
ulaşmaya
elde etmek
girmek
yakalamaya
to comprehend
anlamaya
kavramak
idrak etmeye
to grasp
kavramak
anlamaya
idrak
kavrayabilmek için
yakalamak
to fathom
anlamak
idrak etmek
inebilirim
cerayan etti

Examples of using Anlamak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bir hapisanede doğmuş olduğumu anlamak yıllarımı aldı.
It took me few years to realize I have been born in a prison.
Anlamak zor oluyor biliyorum.
I know she can be difficult to get to know.
Bunu anlamak neden bu kadar zor?
Why is that so hard to grasp?
Olanları anlamak çok güç.
It's all just very difficult to comprehend.
Kendi içsel derinliğimi anlamak istiyorum.
I want to fathom my own depths.
Bizim görevimiz, hayal gücümüzü kullanarak geleceği anlamak olmalı.
But it's our duty to realize the future with our imagination.
Sadece anlamak istemiyorsun çünkü senin için fazla şiddet doluyum.
You just don't want to get me… because I'm too intensified for you.
Kendi içsel derinliğimi anlamak istiyorum.
I want to fathom my own depth.
Tanrı olarak yaşamak, tüm gizemleri anlamak.
To live as gods, to comprehend all mysteries.
Tıbbın ruhunu anlamak kolaydır.
To grasp the spirit of Medicine's easily done.
Lerin başında tiyatro dünyasının ne kadar maskülen olduğunu anlamak zor.
It's hard to realize how masculine the world of the theater was in the early'70s.
bu işte bir şeyleri yanlış anlamak çok kolay.
it's easy to get things wrong in this business.
Hayatımızın nasıl böyle tepetaklak olduğunu anlamak zordu.
This turn our lives had taken. It was hard to comprehend.
Ama biz Çinlilerin bir sözü var Anlamak zor.
It's hard to fathom But we Chinese have a saying.
Bunun yanlış olduğunu anlamak zor değil.
It's not so hard to realize it's wrong.
Demek istediğim, deniyorsun ama onu anlamak kolay değil, biliyorsun.
I mean, I know you try, but he's tough to get to know.
Hayatımızın nasıl böyle tepetaklak olduğunu anlamak zordu.
It was hard to comprehend this turn our lives had taken.
Şunu doğru anlamak istiyorum.
I want to get this straight.
İnsani özveriyi ve ortak ahlakı anlamak….
To comprehend human altruism and common decency.
Bir şeyi anlamak istiyorum.
I just want to get one thing straight.
Results: 3490, Time: 0.1055

Top dictionary queries

Turkish - English