Examples of using Annen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Üstüne çok düşünme çünkü annen.
Neredeydik bugün? Pekâlâ, eğer annen sorarsa?
Babanım. Annen daha söylemedi sana.
Kalmaz yazar demiştim. Annen bir haftaya.
Sadece ben değil, kardeşin, annen de aynı şekilde düşünüyor.
Annen daha söylemedi sana. Babanım.
Katılmak istermisin? Bunu annen için içeri götür?
Kahretsin, annem.- Kahretsin, annen.
Annen ve ben gençliğimizden beri birbirimize yakındık.
Neden ona sarılıp kocaman bir öpücük vermiyorsun? Gerçek annen.
Haydi, geç kalacaksın, ve annen beni öldürecek.
Gerçek annen.
Hadi, geç kalacaksın, ve annen beni öldürecek.
Sen de… annen kadar güzelsin.
Sen de… en az annen kadar güzelsin.
Sen de… annen kadar güzelsin.
Annen gelişim kraliçesi miydi?
Annen Cenevreye gitmeden önce empati testlerini bitirmemi istedi.
Annen öldü, senin eğitiminden artık ben sorumluyum.
Annen ve babam büyük ihtimal 2 yıl boyunca para topladı.