Examples of using Anson in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ortalarında Tim Anson ve Alfred Mirsky denatürasyonun tersinir olduğunu öne sürdüler;
Anson, şu anda odaklanmanın zor olduğunun farkındayım. Lakin bize yardım etmezsen karını öldüren adam,
Alaya bağlı saldırı timinde görevli Çavuş George Anson Blane Ekim 10-11, 1952 gecesi hayatını riske
Ansonla posta kutusu beyzbolu oynuyorduk.
Hele arkadaşın Ansona rastlayanlardan hiç söz etmeyelim.
Ansondan nefret ediyorsun.
Bize Ansona güvenebileceğinden katbekat daha fazla güvenebilirsin.
Kimseye özellikle de Ansona sezdirmeden paranın izini sürecek sinsi birisi lazımdı.
Ansona yardım etmenin sonuçları.
Aslında Doktor Ansonla birlikte çalışması için ben çağırdım.
Madem Ansondan kodu aldık,
Gördüğün gibi Ansona ihtiyacımız yok.
Ansondan nefret ediyorsun. Dinle beni!
Kimseye özellikle de Ansona sezdirmeden paranın izini sürecek sinsi birisi lazımdı.
Ansona birkaç haftada bir seyahat için evrak ve para gönderiyorum.
Ya da Fiyi ziyarete gideceğini öğrenmiştir ve Ansona dair yeni haberleri vardır.
Ansondan iz var mı?
Ansona dair bir şey mi?
Ansondan haberim olacağına ihtimal vermiyordun.
Mike ile Sam, Ansona iyice yaklaşmış durumdalar.