Examples of using Arabalar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Arabalar çalıştığına göre elektrik var mıdır acaba?
Arabalar. Üç adet galerim var.
Arabalar Yahudilerin mallarıyla doldurulduktan sonra trene biniyorlar.
Savaş bittiğinde bana mücevher ve arabalar alabilirsin.
Paladin kamplarına saldır, arabalar dolusu altın vardır. Altın peşindeysen.
Arabalar icat edildi, sonra Araba gibi.
Sadece arabalar.- Tank mı?
Arabalar, ürünler, masaj salonları bile.
Arabalar. Üç adet galerim var.
Her yerde meyve olacak Avignondan gelme zeytin yüklü arabalar.
O gün, tüm atlılar ve arabalar öğle vakti kırda toplanırlar.
İnsanlar ölüyor. Arabalar yanıyor… Ateş edip çığlık atıyorlar.
Burası Harikalar Diyarı değil, kilitlenmemiş arabalar çalınır.
Uçaklar, Trenler ve Arabalar?
Kazanılan bu puanlar kullanılarak yeni arabalar ve yeni haritalar açılıyor.
Arabalar geliyor!- Arabalar geliyor!
Karantinaya alınacaksın! Civardaki tüm arabalar terkedilmiş gibi görünüyor!
Binlerce metre halat ve malzemeleri taşıyan tekerlekli arabalar.
Hepsi, insanlar, hayvanlar, arabalar.
çok sıkıcı limuzinler ve arabalar hiç eğlenceli değil.