CAR in Turkish translation

[kɑːr]
[kɑːr]
araba
car
auto
carriage
cart
ride
wagon
drive
araç
vehicle
car
tool
truck
van
ride
vessel
transport
craft
vehicular
aracı
vehicle
car
tool
truck
van
vessel
instrument
device
middleman
craft
otomobil
automobile
car
auto
motor
automotive
oto
auto
car
jet
arabayı
car
auto
carriage
cart
ride
wagon
drive
arabası
car
auto
carriage
cart
ride
wagon
drive
arabasını
car
auto
carriage
cart
ride
wagon
drive
aracın
vehicle
car
tool
truck
van
ride
vessel
transport
craft
vehicular

Examples of using Car in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We need a new one. There's a car in the garage.
Yenisi lazım.- Garajda arabamız var.
Jason's car?
Jasonın arabası mı?
You think you're in daddy's car, or what?
Babanın arabası mı bu? Ne yapıyorsun?
You got Steve McQueen's car parked in your living room?
Salonunda Steve McQueenin arabası mı var?
You stole me a police car?
Benim için polis arabası mı çaldın?
A car and a trailer home. I had a beautiful girlfriend.
Güzel bir kız arkadaşım… bir arabam ve bir de römork evim vardı.
That's'cause it is Ty's car.
Bu Tyın arabası mı?
Car just broke down?
Araba mı bozuldu?
Car The car..
Araba mı? Evet araba..
Could be an embassy car Very fancy.
Elçilik arabası mı? Çok güzel araba..
Racing car or snail in a top hat?
Yarış arabası mı, salyangozlu şapka mı?.
You got Steve McQueen's car parked in your living room?
Salonunuzda Steve McQueenin arabası mı var?
He probably doesn't have a car or anything and we do have a car..
Muhtemelen bir arabası falan yok ama bizim arabamız var.
Girl car, what kind of a girl drives a Hemi'Cuda?
Kız arabası mı? Hangi kız Hemicuda kullanır?
I am a sports car enthusiast?
Bir spor araba mı?
Now… There's the apple, you wash that car.
Iste elma su arabayi yika. Simdi.
He keeps a car in a storage unit? Come on.
Depoda sakladığı bir arabası var. Hadi.
Come on. He keeps a car in a storage unit?
Depoda sakladığı bir arabası var. Hadi?
Thanks, but I have a car. Oh, uh.
Sağol, ama bir arabam var. Oh, aaa.
Laura, she's already seen the car. Hide!
Laura, arabayi gördü bile.- Saklan!
Results: 81872, Time: 0.0786

Top dictionary queries

English - Turkish