Examples of using Arun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, Arun iyi.
Arun yarayla ilgilenmek istedi ama o tabii
Arun bir başka konferans için bu hafta Chicagoya gidiyor.
Masalımız, sokağın 3 numaralı evinde Profesör Arun, eşi Riya ve oğulları Aladinin yaşadığı yerde başlıyor.
Arun, bakıcısıyla birlikteydi. İlk başlarda tek konuştukları şeyler bunlardı.
Bir kaç saat önce bana haber verdi. Geminin adı, M.V. Arun Sagar Mumbaidan çıkacak.
Varış tahminlerinde trafik ışıklarını hesaba katmadığı için Googleı mahkemeye vermek isteyen Arun Kalra.
Işık alanı'' ifadesi Arun Gershun tarafından 3boyutlu uzayda ışığın radyometrik özellikleri adlı makalesinde ortaya çıkmıştır. 1936.
Sırada Arunun en nefret ettiği kısım var.
Arunu tanıyor musun, ressam olan?
Arunun patronu ve karısı Coxlar akşam yemeğine geliyor.
Arunu ne kadardır tanıyorsun?
Abim Arunun kayınbiraderi.
Arunun Julia tarafından ezildiğini mi düşünüyorsunuz?
Ama Arunun kulaklığı bende kalmış.
Oğlum Arunu, evin önünde… caddede yatarken görüyordum.
Galiba dijital kameramı Arunun evinde unuttum.
Arunun babasına güçlü bir ilâç yazması gerekiyor. İşe yarayan bir ilâç.
Arunla Julianın banyosunu kullanmak zorunda kaldım.
Buraya son kez geldiğinde Arunla Julianın Kalkütaya yaptığı ziyareti anlatmıştın.