Examples of using Arz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kazanç meselesi değil Arz talep meselesi değil.
Arz hakkında konuştuk ama bir konu daha var.
Arz- talep dostum.
Arz ve talebi öğrendin mi, para kazandın mı?
Arz tarafında, AB yolsuzlukla mücadele çabalarında özel yardım sağlıyor.
Sana arz talep ilişkisini anlatayım.
Arz talep kanunu gibi mi?
Arz ve talep kavramlarının ne demek olduğunu biliyorum.
Ama arz talep meselesi.
Arz, termik elektrik santrallerinde yakılan linyitten elde edilecek.
Daha çok, arz ve dağıtımın kontrolüne bağlıdır.
Hayat arz talepten ibarettir, yada talep arzdan. .
Arz talep kanunu.
Buna arz talep denir.
Arz talep meselesi, canikom.
Arz ve talep kanunlarına müdahale edilemeyeceğini, her zeki insan bilir.
İngiltere gibi bir ülke arz yönünden ne yapabilir?
Arz ve talep kanunları olan kısmı.
Ama oradaki bok arz talepten öte bir şey değildi.
Arz ve talep yasasını anlıyorum.