ARZUYLA in English translation

desire
arzu
tutku
istek
şehvet
ister
istiyorsanız
with lust
şehvetle
arzuyla
want
ister
istiyorum
will
olacak
eder
edecek
olur
gelecek
verecek
yakında
birazdan
olacak mı
hemen

Examples of using Arzuyla in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Eliot şöyle yazmış:'' Arzuyla Kasılma arasına İktidarla Varoluş arasına.
Eliot wrote between the desire and the spasm,"between the potency and the existence.
Vücudum seni arzuyla çılgına çevirecek mi?
Will my body drive you wild with desire?
Arzuyla kapana kısıldı.
Snared by desire♪.
Arzuyla hareket etmek yanlış olabilir.
To act on want can be wrong.
Ama arzuyla hareket etmemek.
But… to not act on want.
Hepsinin arasında bir bağ var, arzuyla paylaşılan bir bağ.
Al Lamb They all have a bond, and it's a bond that they share by desire.
Hayır, arzuyla.
No, by passion.
Bugün buraya kalbimdeki arzuyla geldim.
I come here today with a desire in my heart.
Adrienne kızarmış burnunu… Arzuyla dalgalanarak.
Adrienne removes her red… Undulating with desire.
Konuları tartışmayı severim. Arzuyla okurum.
I read passionately. I like to discuss things.
Konuları tartışmayı severim. Arzuyla okurum.
I like to discuss things. I read passionately.
Beni bir yerlere götürüp, benimle arzuyla sevişmek istiyorsun.
You want to carry me off somewhere and make passionate love to me.
Eliot şöyle yazmış: Arzuyla Kasılma arasına.
Eliot wrote between the desire and the spasm,""between the potency and the existence.
Ve gerçek erkekler adına, Kdınlara duyduğum saygı ve arzuyla, bu öküz adına senden özür düliyorum,
In the name of men who truly appreciate, desire and respect women, allow me to apologize for that buffoon,
biriyle kaynaştığımızda arzuyla ilgili insanlara nadiren konuşur,
in desire people rarely talk about it,
Ariadnanın kafası seksle, arzuyla… rahmetli kocasının yaşadığı gibi yaşamakla tamamen dağılmıştı… ve bunları özgürlüğünün parçası gibi görüyordu… o arada ezilmek üzere olduğunun farkında değildi.
With sex, with lust, with living how her dead husband had as though it were part of her own liberation- Ariadna was so distracted.
Karı ve işin arzuyla çarpıştığı yere… bu bilinemeyendir,
The place, where wives and jobs collide with desire, that which is unknowable,
Al, muhtemelen ona arzuyla bakan, bağıran bir grup adama ucuz bira satmak için, yarı çıplak dolaşacak.
Al, she will probably be parading around half-naked to sell cheap beer to a bunch of leering, screaming yahoos.
Bana verdiği bu arzuyla… Becerebileceğin bir hizmetçi kız vardır.
He gave me this desire, so… So, I am sure there is a servant girl you could hump.
Ya bir daha böyle hissetmezsem?- Doğru.- Ama arzuyla hareket etmemek.
To not act on want… But… What if I never feel this way again? True.
Results: 63, Time: 0.0295

Top dictionary queries

Turkish - English