Examples of using Asan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kendini asan şu domuzu aşağı indirdiğimizde üzerinde durması için.
Ve ofiste kendini asan zavallı adamı sana anlatmıştım.
Bu ışıkları asan bir rakunun izledim.
Şu kendini asan çocuk.
Onu oraya asan tarafından.- Kim tarafından?
Bana boşuna asan yargıç demiyorlar.
Bu ışıkları asan bir rakunu izledim.
Kendini asan çocuğun adını öğrenmem gerek.
Köpeğimi asan.
Hunter ve kocanı asan adamları.- Ne?
Hem sana odasında kendisini asan zavallı adamı anlatmıştım.
Kendini asan adam var ya… onu kurtaramadım.
Carly Simona söz veren ve sonra herkesi asan oğlum değil!
Kendini asan adam var ya… onu kurtaramadım.
Kendini asan adam var ya… onu kurtaramadım.
Hunter ve kocanı asan adamları.
Kısa süre önce birkaç kişiyi öldürdüm, o cesedi şantiyedeki vince asan da benim.
Ben artık bu posterleri asan çocuk değilim.
Şu bombalayan, yakan ve asan Generaliniz nerede?
Sihirli kanarların ve asan varken söylemesi kolay.