Examples of using Avize in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Avize istiyor.
Sonra da devrilmiş sandalye, avize ve kuşak ile sahne hazırlandı.
Avize ritüelide ne oluyor?
Bu yemek odasındaki avize değil mi?
Alınma ama, avize işi bana göre değil.
Hızlı ama hassas, ok avize yarasalarının fileli kuşkonmazı ile aşındıracak.
Ama avize askılığını gördükleri için… doğal olarak bu dertten kurtulmuş oldular.
Avize düşecek.
Üstüne avize düşürdün, adam yine ayaklandı. Haklı.
Üstüne avize düşürdün, adam yine ayaklandı. Haklı.
Avize düşmeden eğilmiş.
Bu avize kazası aslında.
Bayan Reynolds, avize kazasını anlatır mısınız?
Bayan Reynolds, avize kazasını anlatır mısınız?
Avize düşer ve canavarın dikkatini dağıtır.
Kafama avize yedim, tam da istediğim gibi.
Kafana avize düştü abi.
Böbrekler avize gibidirler.
Pekala, avize soyguncu ateş açtığında vurulmuş olmalı.
Avize seven bir adamın çocuğuna benzemiyor değil mi?