Examples of using Baban in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gerçekten baban benim.
Peki baban nasıl ölmüştü savaşta, nasıl ölmüştü?
Baban sen doğmadan önce ölmüş olamaz, kesinlikle olamaz.
Lois, baban daha ne kadar burada olacak?
Baban hastaneye dönmeden önce onunla oynamak için beş dakikan var.
Baban bile olsam, gerektiği zaman senden özür dilemeliyim.
Biliyorum baban seni buraya yolladığı için hâlâ kızgınsın.
Baban asker falan mıydı?
Baban neden o kadar sinirlenmişti?
Baban iktidarda olduğu sürece hiç kaldırılmayacaklar.
Yani, zaten baban var ve açıkçası gayet de başarılı olmuş.
Annenle baban yurtdışında mı Tom?
Baban her zaman söyler.
Jasper, baban ne kadar süreliğine şehir dışında?
Anne, bu'' Baban Kim'' oyunu sıktı artık.
Baban ve Candacele iyi vakit geçirdin mi?
Neyse, baban ordudan emekli oldu
Baban büyük bir savaşçı ama yaşamında barışı sağlamasına yetmedi.
Yarın baban ne karar verirse versin, Önemli değil.
Yani, baban Şükran Gününde itiraf ettikten sonra eve gitmedin mi?