Examples of using Bagajdan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ses bagajdan geliyor gibi.
Ve bagajdan sesler duyduk, sanki biri çığlık atıyor gibiydi.
Gelsene. Bagajdan bir şeyi bulmama yardım et.
Bagajdan battaniye çıkar.
Ben bagajdan ağaç bir kazık alıp onu kutsayayım.
Bagajdan geldi.
Bagajdan bir şey mi çıkaracaktın?
Toña, Juanita, gelip eşyalarınızı bagajdan çıkarın.
Kendimi korumak için bagajdan küreği çıkartmıştım.
Vladimir.- Onları bagajdan çıkar.
Sadece kızı bagajdan çıkaracağım.
Demek istediğim, akıl bütün bu kötü bagajdan kaçıyor.
Peterın çantasını bagajdan çıkar.
Ve yalnız. Hadi adamı bagajdan çıkaralım.
Hadi adamı bagajdan çıkaralım.
Faruk hoca. Gel hadi, biz de eşyalarımızı alalım bagajdan.
Peki. Sonunda Louyu bagajdan çıkardık ve Ray onun üzerine gaz döküp ateşe verdi.
İfadesiz bir yüzle bana baktı, bagajdan çıktı, gözlerini devirdi ve yürüyüp gitti.
O adam Zapatanın o bağajda ölmesini beklese iyi olur, çünkü tekrar o bagajdan çıktığında o adam için hiç de eğlenceli olmayacak.
ölmesini beklese iyi olur, çünkü tekrar o bagajdan çıktığında o adam için hiç de eğlenceli olmayacak.