Examples of using Bahset in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu eziyetten bahset. Nereye gidersen git.
Sen, zeki bilimadamı bayan, bana bu kemik parçasından bahset.
Ne kadar ödül kazandığından bahset. Skye.
Bize düzenden, durumdan ve neyi beklediğimizden bahset.
Bana yazıdan bahset.
Bana sayıdan bahset. Kitabını okudum.
Tamam, bak, sadece bana anlaşmalardan bahset.
Bu bölümden özette ve bölümlerde bahset.
Şimdi, bana şu rüyandan bahset. Sormak zorundaydım.
Öyleyse ona benden bahset.
Babanın kim olduğundan bahset hayatında ne yaptığından değil.
Bu kısımdan yöneteci özeti ve bölümlerden bahset.
Eşek kulağı bile yokken küheylan yapmaktan bahset.
Sormak zorundaydım. Şimdi, bana şu rüyandan bahset.
Bana droidden bahset.
Şeytandan bahset, ortaya çıksın.
Lütfen sadece tıptan bahset.
Bizim ampullerimizin üstünlüğünden, sanki rekabet yokmuş gibi bahset.
Hâlâ hayatta olduğun için, planından bahset bana.
Bize şu brokerdan bahset.