Examples of using Bakma in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kusura bakma.- Walterin olayi ne?
Beni hiç aramadığınızdan telefonuma bakma zahmetine bile girmemiştim!
Ona bakma. Sağ ol.
Sorduğuma bakma.- Hiçbir şey.
dünyaya mütevazi gözlerle bakma fırsatım oldu.
Şuraya bakma, ama saat 12de bir fidye var.
Nihayetinde, bize bakma sırası onlara gelecek.
Sen onlara bakma Peter. Hep anguttum.
Kusura bakma. Şuna bak! .
Üzgünüm. Kusura bakma eski alışkanlık. Daniel.
E-maillerime bakma zamanı.
Dönüp enkaza bakma bile.
Fırın önünde pişmiş tavuk bekler gibi bakma bana!
Hemen bakma Bell ama ufak Edward kesinlikle seni kesiyor.
Şimdiki haline bakma. 25 yıl önce çok yakışıklıydı.
Herkesin kendine bakma hakkı vardır.
Sen ona bakma Pheebs tamam mı?
E-maillerime bakma zamanı. Ah!
Kızımın kusurına bakma. Gidelim.
Hikâyeni bitirmene müsaade etmediğim için kusura bakma.