Examples of using Bakman in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sebastian, şu kitaba bakman lazım, adamım.
Dostum, olaya benim açımdan bakman lazım tamam mı?
Öyle kötü kötü bakman beni korkutmuyor.
Eğer bilgisayarıma bakman gitmeni sağlayacaksa tamam o zaman, buyur.
Ama bana yine de o şekilde bakman gerekmez.
Fred, önce Sheilaya bakman gerekmiyor mu?
Bana, bize hastaların gibi bakman gerek.
Bakman bittiğinde ne olacak?
Ama bana yine de o sekilde bakman gerekmez.
Bakman gereken başka bir ailen var.
Senin kostümlere bakman lazım.
Onlara bakman ne tatlı.
Hey, ona bakman gerekmiyor mu?
Tadını çıkartın. Ed, buna bakman lâzım.
Gözümün içine bakman saygısızlıktır.
Rads, buna bakman lazım.
Yani uzanman ve direkt olarak ışığa bakman gerek.
Ed, buna bakman lâzım.
Bunun için de pratik yapman gözlerinin içine bakman gerekir.
Oh, Carlos, şu kazana bakman lazım.