BAKMAN in English translation

look
göz
bakmak
bakış
görünmek
bakın
dinle
bakin
to take care
ilgilenmek
bakmak
bakacak
göz kulak
halletmek
bakabilmek için
ilgilenecek
icabına
check
kontrol
hesap
şah
bak
çeki
bakın
çek
bakayım
araştırın
araştır
see
görmek
görüyor
bak
görüyor musun
bakın
bakalım
görürsün
görün
görelim
anladın mı
stare
bakmak
bakıp
dik dik
bakış
bakıyorum
gözünü dik
looking
göz
bakmak
bakış
görünmek
bakın
dinle
bakin
looks
göz
bakmak
bakış
görünmek
bakın
dinle
bakin
you to baby-sit
bakman

Examples of using Bakman in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sebastian, şu kitaba bakman lazım, adamım.
Sebastian, you gotta check out this book, man.
Dostum, olaya benim açımdan bakman lazım tamam mı?
Dude, you gotta see this from my perspective, okay?
Öyle kötü kötü bakman beni korkutmuyor.
That nasty stare does not scare me.
Eğer bilgisayarıma bakman gitmeni sağlayacaksa tamam o zaman, buyur.
If looking in my computer is gonna get you to leave, then fine, go ahead.
Ama bana yine de o şekilde bakman gerekmez.
But I don't need those looks.
Fred, önce Sheilaya bakman gerekmiyor mu?
Fred, don't you have to check with Sheila first?
Bana, bize hastaların gibi bakman gerek.
I need you to see me, see us, as patients.
Bakman bittiğinde ne olacak?
When you get done looking, then what?
Ama bana yine de o sekilde bakman gerekmez.
But I don't need those looks.
Bakman gereken başka bir ailen var.
You have other family to take care of.
Senin kostümlere bakman lazım.
You have to check the costumes.
Onlara bakman ne tatlı.
You're adorable for looking after him.
Hey, ona bakman gerekmiyor mu?
Hey, don't you need to take care of her?
Tadını çıkartın. Ed, buna bakman lâzım.
Ed, you gotta check this out. Enjoy.
Gözümün içine bakman saygısızlıktır.
Looking me in the eye is disrespectful.
Rads, buna bakman lazım.
Rads, you have to check this out.
Yani uzanman ve direkt olarak ışığa bakman gerek.
So we need to keep you lying down and looking directly into the light.
Ed, buna bakman lâzım.
Ed, you gotta check this out.
Bunun için de pratik yapman gözlerinin içine bakman gerekir.
You have to practice liking people, and looking them in the eye.
Oh, Carlos, şu kazana bakman lazım.
You gotta check out this boiler. Oh, Carlos.
Results: 657, Time: 0.0448

Top dictionary queries

Turkish - English