Examples of using Barajdan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Barajdan gelecek elektriğe ihtiyaçları var…
Sende parmağını barajdan çekip, her şeyi havaya uçuracak cesaret var mı?
Sende parmağını barajdan çekip, her şeyi havaya uçuracak cesaret var mı?
Barajdan sonra nehir,
Video kaset oynatıcılı eski bir televizyonu lanet/'' barajdan'' attım diye tutuklandım?
Aptal bir çavuş beni selamladı… ve barajdan geçtiğimizi söylemeyi unuttum.
Bunu dedikten sonra da akşam yemeği randevusuna doğru yola çıktı. Rollie Stingwelli ilerleyen saatlerde bekleyen randevular ise, cesedi ertesi sabah, barajdan bir kilometre kadar uzaktaki kurumuş bir nehir yatağında bulunduğunda anlaşılacaktı.
Biri arayıp Jokkmokk barajında bomba bulduğunu söylemiş.
Willet Barajında yolsuzluk vardır.
Barajda yapılan son iş yeniden inşa etmekti.
Hollywood Rezervuar Barajının çökmekte olduğuna dair telsiz anonsu aldım.
Barajdaki olay kazadan ibaretse evet.
Beit Zayit Barajını havaya uçuracaklar.
Beit Zayit Barajını patlatmak için ayarlanmış bir bomba var.
Tek bildiğim Hoover barajında Hulklara göre bir problemimiz var.
Starling Barajına gitmemiz gerek.
Hala barajını inşa ediyor.
O barajda her ne olduysa, kendini bir morgda buldun.
O barajda, Loisi iyileştirdiğimde, az kalsın ölüyordum.
Hoover Barajına ufak bir gezi.