Examples of using Basitti in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çocukken her şey çok daha basitti.
Sadece ikimiz varken olaylar herşey çok daha basitti.
Jane, babam bu şirketi kurduğunda… o zamanlar… daha basitti.
Jane, babam bu şirketi kurduğunda… o zamanlar… daha basitti.
Jane, babam bu şirketi kurduğunda… o zamanlar… daha basitti.
Çocukken her şey çok daha basitti.
Sadece ikimizken her şey çok daha basitti.
Anlatsana. -Altı yaşımdayken hayat… çok daha basitti.
Baba olmadan önce hayat çok daha basitti.
Ben gençken çıkmak çok daha basitti. Tamam.
Ama onların labirentleri daha basitti. Öyleydi yani.
her sey çok daha basitti.
Basitti. İyi adamlar, kötü adamlar.
Görev basitti, onu alıp hızlıca çıkacaktık.
Başta biraz basitti, ama sonu inanılmazdı.
Benimki biraz basitti, gerçekten.
O zamanlar herşey basitti ama herkes için değil.
Plan basitti. Birkaç gün doktorumun tavsiyelerini takip edecektim.
Plan basitti. São Paulo ve Brasíliadaki hedefler tutuklanır tutuklanmaz.
Emirlerin basitti, Kitabı koruyun.