Examples of using Basket in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bir araya gelip biraz basket oynayacağız dostum.
Ve rasgele değişkenimiz X eşittir yaptığım basket sayısı.
Basket Yıldızı Kız Öğrenciye Tecavüz Etti.
Görüşürüz. Az önce basket oynar mısın diye sordum.
Ben pek basket oynamam.
Güzel basket.
İşte, işte, Scott, basket!
Hey… Bir ara beraber basket oynayalım.
İşte, işte, işte, Scott, basket!
Stew ve babasıyla basket oynayabilir miyim?
Bir gün beraber basket oynamalıyız.
Basket oynamak isteyip istemediğini demin sormuştum ve'' Hayır'' demiştin.
Sonra görüşürüz. Bir ara beraber basket oynayalım. Hey.
Basket oynamaya gidiyordum zaten.
Onlar gayet iyidir, arka bahçede ikiye iki… basket oynuyor olabilirler.
Basket oynayalım.
Onlar gayet iyidir, arka bahçede ikiye iki… basket oynuyor olabilirler.
Projelerin basket takımları mı var?
Bizim çocuklarla basket oynayacağız.
Basket oynadınız mı, Bay Battle?