BAZAN in English translation

sometimes
bazen
bazan
bazan

Examples of using Bazan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
fakat… bazan soğuk hileci gözlerin üzgün bir çocuk gözleri oluyor.
but… sometimes your cold cheating eyes Maybe you'r e handsome, but… ar e those of a sad child.
Onun hakkında düşündüklerinden korkuyordur… Belki iyi Paula insanların ve bazan kötü davranmasının sebebi budur.
Maybe good Paula's afraid… and that's why she's bad sometimes. of what people may think of her.
Bir kuş ya da insan kılığında başarısız bir hayvan. Bazan gerçek değilmişim gibi hissediyorum.
But a bird or an animal in the unsuccessful guise of a human being. Sometimes I feel I'm not a real person.
Öyle bir kafaki seninkisi kadar boş olsa bile, içine bazan düşünce girmeli.
Even with a head as empty as yours, an occasional thought must creep in sometimes.
Biliyorsun, bazan odamda iken,
You know, sometimes when I'm in my room,
Her gece, bazan gün boyunca… ama çoğunlukla geceleri… denizde
Every night, sometimes during the day… but certainly at night… you will have it with you,
Özür dilerim, Teğmen Grogan, bazan burada Amerikada daha modern bilimsel yöntemlerin özellikle çalışmaya öylesine alışmışım ki, anlıyorsunuzdur, Baker Streetteki konutumda tek başıma uygulandığını unutuyorum.
You see I'm so accustomed to working quite alone I beg your pardon, Lieutenant Grogan, at my lodgings on Baker Street so particularly effective here in America. that I sometimes forget the more modern scientific methods.
Özür dilerim, Teğmen Grogan, bazan burada Amerikada daha modern bilimsel yöntemlerin özellikle çalışmaya öylesine alışmışım
At my lodgings on Baker Street so particularly effective here in America. that I sometimes forget I beg your pardon, Lieutenant Grogan,
Özür dilerim, Teğmen Grogan, bazan burada Amerikada daha modern bilimsel yöntemlerin özellikle çalışmaya öylesine alışmışım ki, anlıyorsunuzdur, Baker Streetteki konutumda tek başıma uygulandığını unutuyorum.
So particularly effective here in America. you see I'mso accustomed to working quite alone the more modern scientific methods at my lodgings on Baker Street I beg your pardon, Lieutenant Grogan, that I sometimes forget.
Beni hep gözünün önünde istiyor, bazan beni çok yakından izliyor, fakat onu tanıdığında tatlı biri.
watches me a little too closely sometimes, but he's sweet when you get to know him.
anlıyorsunuzdur, Baker Streetteki konutumda tek başıma çalışmaya öylesine alışmışım ki, bazan burada Amerikada daha modern bilimsel yöntemlerin özellikle uygulandığını unutuyorum.
you see I'm so accustomed to working quite alone at my lodgings on Baker Street that I sometimes forget the more modern scientific methods so particularly effective here in America.
Bazan aylar.
Sometimes months.
Bazan herikiside.
Sometimes I'm both.
Olur bazan.
That happens sometimes.
Bazan yaparlar.
Sometimes they do.
Bazan bazan hapishane insanları değiştirir.
Sometimes prison changes a man.
Bazan bana bakıyordun.
You look at me sometimes.
Bazan bazan hapishane insanları değiştirir.
Sometimes… Sometimes prison changes a man.
Bazan yapıyorlar bunu.
Sometimes they do.
Bazan kendime söylerim.
Sometimes I tell myself.
Results: 440, Time: 0.0258

Top dictionary queries

Turkish - English