Examples of using Bazan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
fakat… bazan soğuk hileci gözlerin üzgün bir çocuk gözleri oluyor.
Onun hakkında düşündüklerinden korkuyordur… Belki iyi Paula insanların ve bazan kötü davranmasının sebebi budur.
Bir kuş ya da insan kılığında başarısız bir hayvan. Bazan gerçek değilmişim gibi hissediyorum.
Öyle bir kafaki seninkisi kadar boş olsa bile, içine bazan düşünce girmeli.
Biliyorsun, bazan odamda iken,
Her gece, bazan gün boyunca… ama çoğunlukla geceleri… denizde
Özür dilerim, Teğmen Grogan, bazan burada Amerikada daha modern bilimsel yöntemlerin özellikle çalışmaya öylesine alışmışım ki, anlıyorsunuzdur, Baker Streetteki konutumda tek başıma uygulandığını unutuyorum.
Özür dilerim, Teğmen Grogan, bazan burada Amerikada daha modern bilimsel yöntemlerin özellikle çalışmaya öylesine alışmışım
Özür dilerim, Teğmen Grogan, bazan burada Amerikada daha modern bilimsel yöntemlerin özellikle çalışmaya öylesine alışmışım ki, anlıyorsunuzdur, Baker Streetteki konutumda tek başıma uygulandığını unutuyorum.
Beni hep gözünün önünde istiyor, bazan beni çok yakından izliyor, fakat onu tanıdığında tatlı biri.
anlıyorsunuzdur, Baker Streetteki konutumda tek başıma çalışmaya öylesine alışmışım ki, bazan burada Amerikada daha modern bilimsel yöntemlerin özellikle uygulandığını unutuyorum.
Bazan aylar.
Bazan herikiside.
Olur bazan.
Bazan yaparlar.
Bazan bazan hapishane insanları değiştirir.
Bazan bana bakıyordun.
Bazan bazan hapishane insanları değiştirir.
Bazan yapıyorlar bunu.
Bazan kendime söylerim.