Examples of using Belden in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ortağınız, belden aşağıya felç oldu.
Belden çıkar ve kaburga kemiklerinin arasından.
Belden dolaşır, ceket kolunun içinden iner ve çantaya bağlanır.
Belden ve dizlerden ayrılmış.
Çünkü belden aşağım felçli ve bu Archerın hatası!
Belden çıkar ve kaburga kemiklerinin arasından.
Belden çıkar ve kaburga kemiklerinin arasından.
Gücünü belden serbest bıraktın. Hatırlamak.
Bacağından, belden, omuzdan, vücudunuzu içine sokun.
Yerden güç, bacaklardan, belden, arka omuzdan yumruya geçer.
Belden aşağım ölü sanki.
Rick Belden! Nerede saklanıyordun evlat?
Belden bağlamalı, V yakalı, çok seksi yeşil bir önlük.
Belden aşağısı da.
Belden biraz alsak mı?
Belden ve ayaktan gelen gücün bir füzyonu olmalı.
Hayatta kalirsa belden asağisi felçli halde tekerlekli sandalyeye mahkum olacak.
Carolynin belden yukarı suçlarla ilgilendiğini bilmiyordum.
Belden biraz ileri eğilebilir misin.
Belden biraz bol olmadı mı? Harika görünüyorsun?