Examples of using Benimse in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tüm yapabildiğin bu mu? Acıyı benimse!
Benimse sadece bir tanesine ihtiyacım var.
Benimse, üvey baban.
Benimse Rigsbyim.
Benimse Homerla geçen bir hayatım var.
Benimse kendimi Petriye kanıtlamam gerek.
Benimse çocukluğum trajikti.
O hissi yakala benimse ve karşıya ilet.
Benimse sadece 3 tane vardı.
Benimse Londrada yaşayan bir üvey kardeşim ve% 2.8 yağ oranım var.
Benimse lastikli belli kotum!
Benimse mahvolmuş bir mesleğim
Benimse incilim.
Bu isyanı benimse Kuzeydeki topraklarımızdan destek ver.
Benimse yakında çok fazla borcum olacaktı.
Benimse akşamüstünün geri kalan kısmı için önceliklerim gayet netti.
Benimse bir tane.
Ne benimse senindir.
Benimse hiç bir fikrim yok.
Eğer dükkan benimse ve sen orada çalışıyorsan, işte bu daha kötü.