Examples of using Bereli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bereli küçük olanı görüyor musun? O ikisi, koşuyorlar.
Yeşil bereli.
Siyah bereli.
Eski asker, yeşil bereli, özel kuvvetlerden.
Brad onun kamyon bereli Çünkü.
Şu an çok şişmiş ve bereli.
Fort Braggden yeşil bereli.
Baş sayfa fotoğrafın ortalığı karıştırdı. Bereli Kız'' mı?
Baş sayfa fotoğrafın ortalığı karıştırdı. Bereli Kız'' mı?
Malum, Bordo Bereli değiliz.
Bir yamaca bakan çıkmaz bir sokak, ve tuhaf görünüşlü Fransızlar… -Tipik bereli Fransızlardan değil-… bir kamyonu boşaltıyorlar. Savaş zamanı elbette.
Kusura bakma ama şu an oğlumun bir grup bereli yabancıya ihtiyacı olduğunu sanmıyorum.
Eski Kızıl Bereli Zeljko'' Zmigi'' Tojaganın 30 yıl hapis cezası,
Dört beş saate bordo bereliler burada dört tane ceset bulacaklar.
Bordo bereliler bizi kurtarmak için tırmanırken buradan geçmek zorundalar.
Ben yeşil berelileri kahvaltı diye yiyorum.
Şu yeşil bereliler gerçekten zorlu adamlardır. Ayrıca yaralı.
Örneğin, Shawnın Kırmızı Berelileri gerçekten pompalanmış durumda. Nasıl?
Şu yeşil bereliler gerçekten zorlu adamlardır. Ayrıca yaralı.
Yeşil berelileri ben kahvaltıda yerim.