Examples of using Beyle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gerry, neredesin? Thierry, birkaç gergin beyle birlikteyim?
Sorun olmazsa, bu beyle yalnız konuşmalıyım.
Yüzmeyi burada 7 yaşımda Rimbourd beyle birlikte öğrendim.
Gerry, neredesin? Thierry, birkaç gergin beyle birlikteyim.
Ne doktoru! Bunty Beyle konuşun!
buraya sadece bu beyle konuşmak için geldim.
Kayıp kişi Meryemin babası olayına… ilişkin Adem Beyle görüşmek istiyoruz.
Afedersin, sakıncası yoksa şimdi bu beyle konuşmak istiyorum?
Bayan Whirlwind havaalanının barında bir beyle tanışmıştır.
Korkarım, ben de Baggins Beyle aynı fikirdeyim.
Yemek randevumuzu unuttuğunuzu sanıyordum. Bu beyle.
Bu beyle et reyonunda tanıştım.
Ben beyle konuşuyordum.
Bay Murphy, müdür beyle randevun var.
Blanche, Johnson lardan şu beyle konuşur musun lütfen?
Buraya Bayan Amerikanın kaçırılması hakkında bu beyle konuşmak için geldim.
Daha sonra bu makaleyi yazan beyle bir şeyler içmeye gideceğim.
Neyin peşindesiniz? Sadece o beyle konuşmak istiyorum?
Çünkü Dew would Crew, Beyle çalışmak istiyor.
Ben bu beyle konuşacağım.