Examples of using Bildiriler in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
bana hatalı yolda olduğumu gösterdi. Bronxta sosyalist bildiriler dağıtan bir çocukken.
Hankel gibi vazifesi olan bir katil sürekli kendini tatmin etmek ister. Dinsel bildiriler, şiddet içeren resimler, herhangi bir şey yok mu?
Windsorda ikamet edeceksiniz ve Parlamentoda da bundan haberdar edilecek bu yüzden bildiriler yazmak zorunda kalacaksınız.
Açıklamanın ardından İstiklal Caddesinde Atmaca ile güvenlik güçlerince bir Ford Rangera zorla bindirilerek alıkonulan JİNHA muhabiri Beritan Canözerin yaşadıklarının anlatıldığı bildiriler dağıttı.
İnsanların gerçekten bildiriler istememelerini, kendi kararlarını kendilerinin vermelerini istemelerini, kendi problemlerini çözmek istemelerini, onlarla birlikte işe koyularak,
Farklı örgütler, Bulgar halkını Rus firmalarının Belene nükleer enerji santrali ve Burgaz-Dedeağaç petrol boru hattı inşası gibi büyük projelere katılmalarına karşı düzenlenen protesto gösterilerine katılmaya çağıran bildiriler yayınladılar.
O bildirileri yutmuş gibi duruyorsun.
Fatso, bildirileri Krafta bırakanın kim olduğunu öğrenebilir misin?
E, bildirileri Krafta kimin bıraktığını öğrenebildin mi?
Bildiri yok.
Bildiri basmaya, evet.
Bildiri nedir?
Bildirileri takip et.
Sanırım bildirileri bitti.
Diğer altı bildiri ileaynı telden çalmıyor mu?
Bildirileri siz aşağı attınız!
Bildirileri de sen aşağı attın.
Bildirileri ağabeyinizle birlikte hazırladığınızı ve dağıttığınızı itiraf edin!
Resim atölyesinde bildirileri çoğaltmaya yardım ettiğini biliyoruz.
Bu bildirileri, zararsız sandığınıza mı inanacağız?