Examples of using Biletle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İnternette bir kızla tanıştım. Gidiş dönüş biletle bir yere gitmemizi önerdi ve onu öldürmemi istedi.
Yaşamak istiyorum ve bunu ancak… buradan çıkmamı sağlayacak altın biletle aramda duran… on küçük Kızılderiliden kurtularak başarabilirim.
bunu ancak… buradan çıkmamı sağlayacak altın biletle aramda duran… on küçük Kızılderiliden kurtularak başarabilirim.
Yaşamak istiyorum ve bunu ancak… buradan çıkmamı sağlayacak altın biletle aramda duran… on küçük Kızılderiliden kurtularak başarabilirim.
Yaşamak istiyorum ve bunu ancak… buradan çıkmamı sağlayacak altın biletle aramda duran… on küçük Kızılderiliden kurtularak başarabilirim.
Bu sinema salonu müdürü birkaç bedava… biletle bizi susturmaya çalışacak.
Ve bir sonraki ay değil veya bir sonraki biletle burdan gitmek değil ama gerçekten kendine bir bak gelecekten
Mesela sergiye biletle girilmesini( 35 TL)
Olbermannın'' yazarlar, Marsa tek biletle gitmenin 1620de Amerikaya tek biletle gitmekten acayip olmadığını iddia eder'' ifadesine cevaben Pitts,
Dex, Constalovaya biletlere ihtiyacımız var, Splendid Otelde kalacağız.
Delil için bu biletlere gerek olacağını sanmıyorum, D.A.
Sihirli otobüs biletlerine elbette inanıyorum, ama hayaletlere inanmıyorum.
Ve biletlerimi sizin için uygun olan geceyle değiştirmeye hazırım.
Leonardın karaborsa bilete yüzlerce dolar harcadığına inanamıyorum.
Jimmy, o biletlere, küçük bir servet harcadığının farkındayım ama.
Babam parasını piyango biletlerine harcamayı daha uygun buluyordu.
Ama biletiniz varsa, merkez korta doğru ilerleyiniz.
Ona benim biletlerimi vermediğini söyle dostum.
İki bilete ihtiyacınız var, değil mi Bayan Miller?- Umarız?
Beckin aldığı biletlere bağlı… bir kredi kartı buldum ama sanal ağ oluşturmuş.