Examples of using Bilfiil in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları
Hâlâ bilfiil ve tutkuyla isteyeceğimi sanmıyorum. Ejderha Pilotu olmak isteyip istemediğim sorulsa.
Fakat şirket bilfiil ilk milyon dolarını kazandığı zaman… kariyer tutkusu ve paranın onları sadece daha büyük gaflete… teşvik ettiği görüldü.
Bay Lee de bilfiil bu dosyaların teslimini geciktiriyor,… bir umut müvekkili geri kazanırız diye.
karakteristik ıslıkları bilfiil benzeşir ve çok yakın bir hale gelir.
Elbette bu ailenizden bilfiil nefret etmeniz… ya da onları öldürmeniz gerektiği anlamına gelmez.
Darwin bilfiil insanlar hakkında konuşup yazdı.
Benim göreve getirdiğim ve güvendiğim bir insanın bu ülkeyi yıkıp yok etmek umuduyla gizliden gizliye ve bilfiil çalıştığını söylemek bana büyük bir üzüntü veriyor.
Ne yazık ki, biraz iyi oyunculuk ya da bilfiil uzun zamandır sadece oyunculuk yapıyordum.
Çoğunuzun bildiği gibi ordumuz ve müttefikleri D maddesinin kaynağı olan zehirli, küçük bir çiçeğin yetiştirildiği ülkelerle bilfiil savaşmakta.
Ben yapardım bana bir kere olsun birini bilfiil vurma fırsatını verseydin.
Bay Başkan, müvekkilimizin çıkarlarını düzgün bir şekilde sunabilmek için bütün dava dosyalarına ihtiyacımız var,… Bay Gardner ve Bayan Lockhart bilfiil ertelemeye.
yönüm olduğunu… anlamaya başlıyorum. Babalığın bilfiil kaçındığım değil.
Yukarıda gösterilmiş düzenlemelerin bilfiil kanıtladığı ise şudur:
Sonrasında yaptığım son oyun, bilgisayar oyunu sektörünü Hollywooda götürüp, birbirinden lisans almak yerine, bilfiil bir şeyin üzerinde birlikte çalışmak üzerine kuruluydu.
Güney Kore hükümetinin bilfiil başsavcı ve baş denetçiler aracılığıyla, varsayılan olmuştur.
Ayrıca uluslararası toplumun bağımsızlık meselesi ile ilgili belirsiz tavrı, Kosovanın kuzeyindeki Sırpların, Kosova parlamentosunun egemenlikle ilgili olarak alacağı her türlü kararı reddederek, bilfiil bir ayrılma girişiminde bulunmasına yol açabilir.
Bilfiil bir cinayeti onadım.
Şu an bilfiil filmin içindeyiz.
Şu an bilfiil onunla uğraşıyor.