ACTIVELY in Turkish translation

['æktivli]
['æktivli]
aktif olarak
actively
bilfiil
actively
actually
de facto
etkin olarak
effectively
actively
faal olarak
actively

Examples of using Actively in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You are still the only one that actively stops me from turning into him.
Ona dönüşmemi aktif bir şekilde engelleyen tek kişi sensin hâlâ.
I am actively listening.
Şu anda dinlemekteyim.
Sabre is actively looking for ways to involve me as minority executive trainee.
Sabre, azınlık yönetici stajyeri olarak katılım göstermemin yollarını arıyor.
This was a grand jury about police officers actively engaged in corruption.
Bu büyük jüri sadece rüşvet alan polislerle ilgileniyordu.
It's no longer a passive recorder but actively attracts the people it records.
Kameraya pasif bir kayıt cihazı diyemeyiz bilakis kaydettiği insanları aktif şekilde etkisi altına alır.
I think to find something that you actively have to seek.
Bence bir şeyi bulmak için… etkili bir şekilde arıyor olmanız gerekir.
Kuwait is surprisingly implicated in openly and actively funding the ISIS.
Kuveyt, şaşırtıcı bir şekilde IŞİDe açık ve aktif bir şekilde fon sağlamaktaydı.
She's been actively working as a popular fanpage master.
Popüler bir hayran sayfasının sahibi olarak aktif şekilde çalışıyor.
After this period of renewal the band began to their workings actively.
Bu yenilenme döneminden sonra grup aktif bir şekilde çalışmalarına başladı.
in particular to executives, to actively implement the call of the State.
yöneticilerin… devletin çağrısını aktif olarak… uygulamalarını ve iş ile… eğitim alanındaki propagandaların… /i.
Of course this does not mean that you should actively- hate or kill your parents.
Elbette bu ailenizden bilfiil nefret etmeniz ya da onları öldürmeniz gerektiği anlamına gelmez.
What? It was long and boring and made me want- Bob. actively working against them. to stop supporting the arts and start.
Onlara karşı aktif olarak- Bob. çalışmaya başlamamı sağladı. Ne? Uzun ve sıkıcıydı ve sanatı desteklemeyi bırakıp.
At one stage in the early 1960s the Soviet space program was actively developing 30 projects for launchers and spacecraft.
Lı yılların başında bir aşamada Sovyet uzay programı etkin olarak fırlatma ve uzay aracı için 30 proje geliştiriyordu.
If Ms. Raker actively hid her beliefs,
Eğer Bayan Raker, inançlarını bilfiil sakladıysa,… Bay Cloveun,
To save the whales still trapped in the ice off Alaska. And now the Soviet Union has actively joined the effort.
Sovyetler Birliği, Alaska açıklarında buzda sıkışan… üç gri balinayı kurtarma çabalarına aktif olarak katıldı.
Russian OMON forces actively participated in the fighting and sometimes led Ossetian fighters into battle.
Rus dahili kuvvetleri savaşa faal olarak katıldı ve bazen Oset savaşçılarının önderi konumuna geldi.
GO Consortium==The GO Consortium is the set of biological databases and research groups actively involved in the GO project.
GO Konsorsiyumu ==GO Konsorsiyumu GO projesine etkin olarak dahil olan biyolojik veritabanlarının ve araştırma gruplarının kümesidir.
If I'm asked if I want to be a Dragon Pilot, I still don't actively and passionately feel that I want to.
Hâlâ bilfiil ve tutkuyla isteyeceğimi sanmıyorum. Ejderha Pilotu olmak isteyip istemediğim sorulsa.
Due to stab wounds on the body, ifs considered as a homicide, and the police are actively seeking suspects.
Vücutta ki bıçak yaraları nedeniyle bunun bir cinayet olduğu belirlendi… ve polis aktif olarak şüphelileri arıyor.
The Gene Ontology Consortium is the set of biological databases and research groups actively involved in the gene ontology project.
GO Konsorsiyumu GO projesine etkin olarak dahil olan biyolojik veritabanlarının ve araştırma gruplarının kümesidir.
Results: 315, Time: 0.053

Top dictionary queries

English - Turkish