Examples of using Alan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Alan senin arkadaşın.
Alan, burnun kanıyor.
Bunu Alan için sakladığını biliyordum.
Alan bunlardan mı tahrik oluyor?
Alan Foss, New Yorktaki Demirci ve Etiket arkadaş fonu müdürü.
Alan Foss senin müşterin.
Alan yaratmak için topa sürekli sahip olarak rakibini şaşırtmak.
Alan ve arkadaşlarını ise… belki hayır?
Halkımızın özel alan anlayışı sıfır.
Alan madalyasi kazanan i̇lk koreli̇ profesör hee-ju song.
Açık alan fobisi.- Ne?
Açık alan korkusu.- Nesiniz?
Daha fazla açık alan muhafaza edebilirsiniz ve insanlar için yinede iş.
Merhaba? Ve o açık alan korkusu olan bir gelin adayı olduğunu.
Merhaba? Ve o açık alan korkusu olan bir gelin adayı olduğunu?
Birkaç yıl önce bende büyük ve açık alan korkusu başladı.
Beni rahat bırak, Alan.
Dikkat et, Alan.
Bay Kowchevski, Alan Twinkiesimi ezdi.
Dikkat etsen iyi olur Alan.