ALAN in English translation

alan
alain
field
saha
arazi
bölge
sahra
alanı
alanını
tarlası
tarla
kalkanı
took
al
almak
alıp
alacak
kabul
alman
sürer
götür
alın
götürün
area
bölge
alanı
alanına
bölümüne
civarında
yeri
çevreyi
space
uzay
boşluk
mekân
mesafe
alanı
yer
yeri
alanını
bought
almak
al
alman
satın
alacağım
alın
ısmarla
alalım
kazandır
alayım
got
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
received
almak
kabul
alacak
nail
alan
alın
elde
domain
alan
alanım
bölgesi
tanım kümesi
site
sitesi
bölgesi
alanı
alanına
yeri
sahası
yer
tesisi
mekanı
mahalli

Examples of using Alan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Alan senin arkadaşın.
ALAN IS YOURFRIEND.
Alan, burnun kanıyor.
ALAN, YOU'RE BLEEDING.
Bunu Alan için sakladığını biliyordum.
I KNOW YOU have BEEN SAVING IT FOR ALAN.
Alan bunlardan mı tahrik oluyor?
DO THESE TURN ALAN ON?
Alan Foss, New Yorktaki Demirci ve Etiket arkadaş fonu müdürü.
ALAN FOSS, HEDGE-FUND MANAGER FOR SMITH MARKEN IN NEW YORK.
Alan Foss senin müşterin.
ALAN FOSS IS YOUR CLIENT.
Alan yaratmak için topa sürekli sahip olarak rakibini şaşırtmak.
Maintaining possession of the ball to create spaces with which to surprise your opponent.
Alan ve arkadaşlarını ise… belki hayır?
ALAN AND HIS BUDDIES?
Halkımızın özel alan anlayışı sıfır.
Our people have zero understanding of private spaces.
Alan madalyasi kazanan i̇lk koreli̇ profesör hee-ju song.
Professor song hee-ju, the first korean to win the fields medal.
Açık alan fobisi.- Ne?
A what?- It's a fear of open spaces.
Açık alan korkusu.- Nesiniz?
A what?- It's a fear of open spaces.
Daha fazla açık alan muhafaza edebilirsiniz ve insanlar için yinede iş.
You can preserve a lot of open spaces and have jobs for people with.
Merhaba? Ve o açık alan korkusu olan bir gelin adayı olduğunu.
Hello? And she is a Bridezilla with a fear of open spaces.
Merhaba? Ve o açık alan korkusu olan bir gelin adayı olduğunu?
And she is a bridezilla with a fear of open spaces. Hello?
Birkaç yıl önce bende büyük ve açık alan korkusu başladı.
Several years ago I became afraid of large, open spaces.
Beni rahat bırak, Alan.
LEAVE ME ALONE, ALAN.
Dikkat et, Alan.
WATCH OUT, ALAN.
Bay Kowchevski, Alan Twinkiesimi ezdi.
MR. KOWCHEVSKI. ALAN SMASHED MY TWINKIES.
Dikkat etsen iyi olur Alan.
YOU BETTER WATCH OUT, ALAN.
Results: 12783, Time: 0.0616

Top dictionary queries

Turkish - English