BIRARADA in English translation

together
birlikte
beraber
hep birlikte
bir araya
biraraya
birleştir
topla
to stick together
birlikte kalmamız
beraber kalmamız
birbirimize yapışmalıyız
birarada
dayanışması

Examples of using Birarada in Turkish and their translations into English

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
görürsün; onları birarada toplamışız da, içlerinden hiçbirini dışarda bırakmamışızdır.
We shall gather them, all together, nor shall We leave out any one of them.
Çin hiç bir zaman birarada kalamazdı.
China could never have held together.
Pazar ekonomilerinde nasıl oluyor da eksiklikler fazlalıklarla( işsizlik) bu denli farkedilir biçimde birarada bulunabiliyor?
How is it that shortages can coexist with surpluses-- unemployment-- so visibly in market economies?
De ki:'' Rabbimiz( kıyamet günü) bizi birarada toplayacak, sonra da hak ile aramızı ayıracaktır.
Say,"Our Lord will gather us all together and issue the true Judgment about our differences.
olağanüstü önlemler almamızı gerektirdi. göçmen politikalarını değiştirmek kriz zamanlarında aileleri birarada tutmaya çalışan bizlerin.
I see your trouble, but, um, working to keep families united during crisis. shifting immigration policies have demanded.
Benim kadar iyi olduğunu iddia edenler olabilir… ama bu üç meşgaleyi birarada ele aldığınızda.
There may be those with a claim to be as good as I, but taking these three pursuits simultaneously… and, sir, I have so taken them.
De ki:'' Rabbimiz( kıyamet günü) bizi birarada toplayacak, sonra da hak ile aramızı ayıracaktır.
Say:"Our Lord will assemble us all together(on the Day of Resurrection), then He will judge between us with truth.
Öğretmenlerin öğrencileriyle birarada olması gerektiği bir dönemin yaşandığını, ancak Milli eğitim Bakanlığının( MEB)
That these were exactly times when students and teachers should be together yet“sending the teachers to a seminar” according to a message of the Ministry for National Education(MEB) from yesterday(December 13)
O gün, onların tümünü birarada toplayacağız, sonra şirk katanlara:'' Yerinizden ayrılmayınız;
And the Day when We shall muster them all together, We shall say to those who associated others with Allah in His divinity:'Keep to your places- you
O gün, onların tümünü birarada toplayacağız, sonra şirk katanlara:'' Yerinizden ayrılmayınız;
On the day when We gather them all together, then We say unto those who ascribed partners(unto Us): Stand back,
Gündüzün bir saatinden başka sanki hiç ömür sürmemişler gibi onları birarada toplayacağı gün,
And on the day when He shall gather them together,(when it will seem) as though they had tarried
Ülkenin Birliğe katılabileceğine dair güçlü bir inanç duyan Miliç,“ Önümüzdeki beş on yıl içinde Güneydoğu Avrupa ülkeleri Avrupada birarada olacak”.
He had a strong belief that the country could and will join the Union. He believes that,"in the next five or ten years the countries of Southeast Europe will be together in Europe.
bizi bir şekilde birarada tutmasındaydı hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını düşündüğümüz bir zamanda.
in somehow holding us together when it felt like nothing would ever be the same again.
bizi bir şekilde birarada tutmasındaydı… hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını düşündüğümüz bir zamanda.
in somehow holding us together and that the real magic of the pants But looking back now.
bizi bir şekilde birarada tutmasındaydı… hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını düşündüğümüz bir zamanda.
looking back now, and that the real magic of the pants and in somehow holding us together.
Gündüzün bir saatinden başka sanki hiç ömür sürmemişler gibi onları birarada toplayacağı gün,
And on the Day when He shall gather(resurrect) them together,(it will be) as if they had not stayed(in the
Ve son bir kaç yıl içinde öğrendiğimiz üzere, galaksiler karanlık madde diye anılan çekim gücü sayesinde birarada tutuluyorlar: ki bu, atom nükleuslarından bile daha küçük,
And, as we have learned in the last few years, galaxies are held together by the gravitational pull of so-called dark matter:
iki toplumu birleştirmek ve birarada tutmak için bize önderlik etmelidir.
happened must lead us to bring the two communities together and try to keep them together.
en azından bir süreliğine tek eşli yaşayacak olan bir dişi ve bir erkeğe kadar onları birarada tutan bağdır.
relying on others to help you, has become the glue holding people together from a mother offering food and support to her pregnant daughter to the beginnings of a new kind of relationship- males and females, pairing up and living for at least a time monogamously.
Sizi toplanma günü için birarada toplayacağı gün; işte bu aldanma( teğabün) günüdür. Kim Allaha iman edip
The Day that He assembles you(all) for a Day of Assembly,- that will be a Day of mutual loss
Results: 395, Time: 0.0254

Top dictionary queries

Turkish - English