Examples of using Birazda in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Biraz etrafı arabayı düşün, Birazda beni düşün.
Tek dert etmemiz gerekn şey bayat fıstıklar ve birazda türbülans.
Dedektif, bu departman ve şehrin birazda iyi haberler duymaya ihtiyacı var.
Programından veriyi indireceğim… ve birazda kozmetik cerrahisi yapacağız.
Sanırım o son tepelerde oldu birazda.
Oh, kuaför randevusu Birazda hayatı yaşa.
Hadi ama. Birazda sabun.
Soğan, domates ve birazda yabani lavanta kullanıyorlar.
Onlarla arkadaş olduk Tonina adında biri birazda ispanyolca biliyor.
Ama nedense birazda zayıfsın.
Gözleri biraz ela gibi… ve birazda sürme gibi kara.
Bilirsin Mükemmel atakları için 2002 den Jeffries Birazda Hutchyden.
Ama birazda mavimsi kırmızılık olanı.
Evet, birazda komşunuzdan rica edin tabi.
Birazda para kazanırsınız.
Birazda oynamalısınız Bay Vicky.
Affedersiniz ama birazda buradaki ortam koşullarına odaklanabilir miyiz?
Birazda garip.
Ve birazda acelem var yani.
Birazda buz!