BIRAZDA in English translation

some
bazı
biraz
birkaç
falan
bir miktar
bir kısmını
little
küçük
biraz
ufak
minik
az
azıcık
küçücük
kısa
bit
biraz
bir parça
daha
azıcık
ufak
kısım
ısırdı
kind
tür
biraz
nazik
nasıl
kibar
çeşit
tarz
biçim
tip
böyle
slightly
biraz
hafif
az
daha
azıcık
kısmen
nispeten
got
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
for a while
bir süre
biraz
bir müddet
uzun zamandır
bir ara
epeydir

Examples of using Birazda in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Biraz etrafı arabayı düşün, Birazda beni düşün.
Think a bit about the car, and think a bit about me too.
Tek dert etmemiz gerekn şey bayat fıstıklar ve birazda türbülans.
The only thing we gotta worry about is stale peanuts and a little turbulence.
Dedektif, bu departman ve şehrin birazda iyi haberler duymaya ihtiyacı var.
Detective, this department and city need a bit of good news.
Programından veriyi indireceğim… ve birazda kozmetik cerrahisi yapacağız.
I will download the data and we will do a little cosmetic surgery.
Sanırım o son tepelerde oldu birazda.
It's just some of those last hills, I think, were a bit.
Oh, kuaför randevusu Birazda hayatı yaşa.
Oh, her hair appointment's almost done. Live a little.
Hadi ama. Birazda sabun.
Come on. Bit of soap.
Soğan, domates ve birazda yabani lavanta kullanıyorlar.
Onions, and a little wild lavender. They use tomatoes.
Onlarla arkadaş olduk Tonina adında biri birazda ispanyolca biliyor.
We"ve become friends with one called Tonino who speaks a bit of Spanish.
Ama nedense birazda zayıfsın.
But you're a bit weak.
Gözleri biraz ela gibi… ve birazda sürme gibi kara.
Her eyes are a bit like hazel… and a bit dark like kohl.
Bilirsin Mükemmel atakları için 2002 den Jeffries Birazda Hutchyden.
Jeffries is from 2002 and then bits of Hutchy.
Ama birazda mavimsi kırmızılık olanı.
But with a bit of bluey redness.
Evet, birazda komşunuzdan rica edin tabi.
Yes, and get some from the neighborhood, too.
Birazda para kazanırsınız.
You can make extra money.
Birazda oynamalısınız Bay Vicky.
To play more, vicky.
Affedersiniz ama birazda buradaki ortam koşullarına odaklanabilir miyiz?
Excuse me, but could we focus on the facts here?
Birazda garip.
A bit strange though.
Ve birazda acelem var yani.
And I'm in a bit of a rush, so.
Birazda buz!
Plenty of ice!
Results: 301, Time: 0.0684

Top dictionary queries

Turkish - English