BIREY in English translation

individual
bireysel
birey
kişi
kişisel
ayrı
münferit
tek tek
şahıs
tekil
tek
person
kişi
insan
insanı
adam
şahıs
member
üye
ferdi
elemanı
individuals
bireysel
birey
kişi
kişisel
ayrı
münferit
tek tek
şahıs
tekil
tek
members
üye
ferdi
elemanı

Examples of using Birey in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Birey özgürlüğü Fin yasalarında güçlü bir şekilde görülür.
Freedom of the individual is strongly present in the Finnish legislation.
Teşvik, birey bir eylem gerçekleştirmek için motive eden tanımlama.
An incentive is something that motivates an individual to perform an action.
Birey ve dinleyiciler arasındaki etkileşimle oluşur.
It exists only in an interaction between an individual and an audience.
Bir ceset artık birey değil bir kanıttır.
A dead body is no longer a person. It's evidence.
Birey gelişirse, toplum değişime nasıl yaklaşır?
How do communities approach change when promoted by the individual?
Çocuklarınızı birey olarak şekillendirmemiz gerekli.
We need to mold your kids into individuals.
Ama evlilikte birey olmak önemli.
But person to person, that's important in a marriage.
Youtubedaki beni birey olan bene tercih ettiklerini söylediler.
They told me that they preferred me on YouTube than in person.
Becerikliliği ve birey olmayı senin ihmalkarlığın sayesinde öğrendiler.
They have learned to be independent and resourceful, and that is thanks to your negligence.
Ama o ufak parça birey hakkında fazla fikir vermez.
But that little bit can't tell us very much about an individual.
Joe birey olarak müdahil olur.
Joe steps in and acts as the person.
Birey olmak istiyorsun ha?
You wanna be an individual, right?
Beni birey olarak tanımlar? Ne tür bir yemek takımı.
What kind of dining set defines me as a person? I would flip through catalogs and wonder.
Cevap, birey olacaktı! Hayır! Hayır!
No! No! The answer is an individual!
Yani herkes, birey olarak hareket ediyordu.
So they're all acting as individuals.
Tanrımızla bir olmak… birer birey olduğunuz fikrini geride bırakmak demektir.
To be one with our god is to leave behind any notion that you are an individual.
Birey olma konusunda yeni olabilirim, ama insan davranışlarından, bihaber birisi değilim.
I may be new to individuality, but I'm not ignorant of human behaviour.
Saat sonunda enfekte olmamış birey sayısı bu mu? Evet.
This many people who are not infected after 48 hours? Yes.
Acı, onu hisseden birey dışındakiler için gerçek değildir.
Pain isn't real beyond the individual who feels it.
Ayrıca birey oluyor, değil mi?
And that's a person, right?
Results: 542, Time: 0.03

Top dictionary queries

Turkish - English