Examples of using Birime in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Potasyum yükselmiş olmalı yirmi birime çıkartın.
Birime katılacak.
Bob ve ben birime katıldığımızdan beri, sadece bir şey beni rahatlatıyordu.
Suçlamalar, sen birime katılmadan önce yapılan olaylar üzerinde odaklanabilir.
Birime girdiysen artık birimdensindir. .
Birime hoşgeldin, çavuş.
Onu birime getirdiğinde ne kadar boktan durumda olduğunu biliyor muydun?
Birime geri dön.
Birime saldırdın.
Benim birime hoşgeldiniz.
Ama bu birime seçildikten sonra.
Birime geri dönemezsin.
Birime hoş geldin Ajan Van Pelt.
Janein masasında bulduğum birime bağlı özel bir verici.
Evine giden birime dönmelerini söyleyin.
Birime geri dönmek zorundayız.
Seni bu birime getirdim çünkü bu işi ne kadar çok istediğini biliyordum.
Birime dönüp biri Waitsi ihbar ederse diye telefonlara yardım edeceğim.
Ayrıca bu birime geri dönmek istemeyen tek ajan da sensin.
Birime girdiğn zaman, ön taraftan çıkma.