BITKILER in English translation

plants
bitki
santral
fabrika
tesis
çiçek
bitkisel
dikmek
yerleştir
herbs
bitki
ot
herbün
vegetation
bitki
örtüsü
nebatlar
vejetasyon
crops
mahsul
ürün
hasat
ekin
ekinleri
kırpma
mahsül
tarladaki
bitki
vegetables
sebze
bitkisel
bitki
nebati
yemekleri
flora
bitki
floranın
plant
bitki
santral
fabrika
tesis
çiçek
bitkisel
dikmek
yerleştir
vegetable
sebze
bitkisel
bitki
nebati
yemekleri

Examples of using Bitkiler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bitkiler, meyveler, portakallar… elmalar, limonlar, misket limonu.
Oranges, apples, lemons, limes. Plant, fruit.
Bitkiler ve biraz toprak.
Herbs and some dirt.
hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de o su ile yetişir.
and with it grows vegetation for grazing.
Bütün hayvanlar ve bitkiler fırsatçı canlılardır.
All the animals and vegetables are opportunistic creatures.
Bitkiler kışın ölüyor, ve baharda geri dönüyorlar.
And then return in spring. The crops, they die in winter.
Bizim topraklarımız mı? Bitkiler bizim dünyamızda daha güçlü.
Our lands? The flora is more powerful in our world.
Köyümüzde şifalı bitkiler yetiştiren Bay Han var.
In our village lives a Mr. Han who cultivates medicinal herbs.
Bitkiler, hayvanlar ve mineraller hakkında alfabetik bir sıralama yapmıştır.
Paints were made from animal, vegetable and mineral pigments and bases.
Ki onunla taneler ve bitkiler.
That We may produce therewith corn and vegetables.
Güvende misin? Her yerde bitkiler var?
There's vegetation all over the place. Are you safe?
Tahıl ve bitkiler tamamen olgunlaşmışlar efendim.
The grain and crops have fully ripened, sire.
Bu bitkiler zararsız. Hayır.
No. These herbs are harmless.
Güvende misin? Her yerde bitkiler var.
Are you safe? There's vegetation all over the place.
Alın bakalım kök bitkiler.
Take that, root vegetables!
Bitkiler ölmüş. Tam basınç kaybı suyun büyük bölümünü kaynatmış.
Complete loss of pressure boiled off most of the water. Crops are dead.
Doğal bitkiler olduğunu söylüyorlar.
They say it's natural herbs.
Bu bitkiler zararsız. Hayır.
These herbs are harmless. No.
Avalonda sana eski gücünü verebilecek bitkiler mutlaka vardır.
Surely, there are enough herbs in Avalon to give you back your strength.
Ve baharda geri dönüyorlar. Bitkiler kışın ölüyor.
And then return in spring. The crops, they die in winter.
Köyde seni iyileştirecek bitkiler ararız.
We will look for herbs to cure you down in the valley.
Results: 2097, Time: 0.029

Top dictionary queries

Turkish - English