Examples of using Bizon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bizon da dâhil.
Canım fena bizon burger çekti.
Bizon tacosu denedin mi?- Selam.
Selam. Bizon tacosu denedin mi?- Selam?
Şu bizon düdüğün kullanışlı olacağını biliyordum. Atlayın!
Bizon kolyesi.
Ralph, otobüste bizon gördüm dememiş miydin?
Kış kadar sürekli, bizon kadar kadim… Forks kadar doğaüstü.
Akıntılardan çıkanları yediler. bizon ve çayır geyiği de yediler.
Şu bizon düdüğün kullanışlı olacağını biliyordum.
Burada bir tilki vardı… domuz… bizon.
Sonra, garajında bizon kafatası vardı.
Buraya çıktığında görkemli bir şekilde otlanan bir arsa dolusu bizon görebilirsin.
Siz hiç zayıf bir fil ya da bizon gördünüz mü?
Hangi eyaletin bizonları meşhurdur? Bizon kafatası.
Sen sensin. Bizon değilsin.
Ma di Tau, bizon saldırısını duyuyor.
Bufalo mu, bizon mu?
Müzedeki temizlik ekibi de bizon kolyesini hala bulamamış.
Evet, o büyükbabam Bizon Kral.