BISON in Turkish translation

['baisn]
['baisn]
bizon
bison
buffalo
bison
beeson
bizonlar
bison
buffalo
bizonu
bison
buffalo
bizondan
bison
buffalo
bisonu
beeson

Examples of using Bison in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
They kept bison. But you haven't been there in years.
Ama yıllardır orada bulunmadın. Bizonu tuttular.
Gone. All the bison got scared off during the attack.
Gitti. Tüm bizonlar saldırı sırasında korkup kaçtılar.
But you haven't been there in years. They kept bison.
Ama yıllardır orada bulunmadın. Bizonu tuttular.
This place used to be full of monks and lemurs and bison.
Burasının keşişler, bizonlar ve lemurlarla dolu olması gerekirdi.
We have been raising this herd of air bison since the hundred year war.
Yüzyıl Savaşından beri bu hava bizonu sürüsünü besliyoruz.
The pack focus their attention on the rear of the herd and the bison begin to panic.
Dikkatini sürünün arkasına odaklıyor ve bizonlar panikliyor.
Out on the frozen grasslands, the bison are struggling, too.
Donmuş otların üzerinde bizonlar da zorlanıyor.
Our bison was stolen and we have to get to Ba Sing Se.
Bizonumuz çalındı ve biz Ba Sing Seye gitmek zorundayız.
Where is my bison?
Bizonum nerede?!
Professor, would you like to see our sky bison?
Profesör. Uçan bizonumuzu görmek ister miydiniz?
Get what bison shooting with Frank.
Bisonun Frank ile çektiği şeyi al.
And where the bison have dug, the fox now spots an opportunity.
Bizonların kazdığı yerde ise tilki bir fırsat yakalıyor.
You did the right thing, letting the Avatar's bison go free.
Avatarın bizonunu serbest bırakmakla doğru olanı yaptın.
Are you the same as Sagat and Bison?
Sen Sagat ve Bisonla aynı mısın?
According to Aang, flying bison were the first Airbenders.
Aang, uçan bizonların ilk Havabükücüler olduğunu söylemiştir.
The wolves are closing in, but their chance of ambushing the bison in the woods has passed.
Kurtlar yaklaşıyor. Ancak bizonları ormanda pusuya düşürme şanslarını yitirdiler.
The wolves need a bison to break rank.
Kurtların, bizonlardan birinin düzeni bozmasına ihtiyaçları var.
That may be why these bison are the largest land animals in North America.
Belki de bizonların, Kuzey Amerikadaki en büyük kara hayvanları olmasının sebebi budur.
The bison has no strength left,
Bizonun gücü tükendi.
One of the few cameramen to have filmed wolves and bison here is Jeff Turner.
Buradaki kurtları ve bizonları görüntülemeyi başaran çok az kameramandan biri, Jeff Turner.
Results: 330, Time: 0.0416

Top dictionary queries

English - Turkish