Examples of using Bluz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sarı bluz, şapka.
Kutsal Hanımımızın yortusuna bluz ya da etek yapmak için.
O bluz değil.
Yok be, sadece bluz giymeyi seven bir cadalozum.
İki kız, iki bluz.
Bluz, pantolon, iç çamaşırı.
Etek, bluz ve küçük yelekler giyerdik.
Daha önce duymadığım 2 kelime:'' şirin bluz.
İki bluz.
Kiss-öpücük. Sana demedim mi ben edildi kendim için bluz tutuyor?
Beğendim.- O bluz, boyadan mı yapılmış?
Yani gömlek bile giymiyorlar, bluz giyiyorlar.
O bir etek ve bluz giyiniyor.
Bay Dennis… çok fazla bluz giydiğini söylüyor.
O bluz. -Bana ver lütfen.
Güzel bluz.
Bu aksam, alti degisik bluz denedim.
Flaş haber: Bluz, bir pisliğe gidiyor.
Üstünde aynı sarı bluz var.
Imkansiz. ama sen, bluz ve etek kombini.