Examples of using Bluzu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bana okul için verdiğin bluzu giydim.
Iyi… ona o bluzu giydirmişsin.
Bu öğlen onu görmeye gittiğimde bu bluzu giyiyordu.
Dur. Butch, şu bluzu çıkarıp, sarıyı giy.
Kes sesini! Babana bu bluzu giydir.
Kes sesini! Babana bu bluzu giydir!
Bluzu unut, giyiyor çünkü neyi sergilediğini biliyor.
Bluzu, Ashland Caddesindeki Sunshine İkinci El Ürünler Dükkanından satın almış.
Bluzu evine getiren kamyonu ben kullandım.
Bluzu için yardım eder misin?
Bana bluzu anlat, lütfen.
Bluzu çaldığınızı gördüm hanımefendi. -Evet.
Bluzu o alabilir. Destek gerekiyor.
Bana aldığın bluzu değiştirdim.- Senden.
Bana verdiğin bluzu değiştirdim. -Senden.
Taktığı küpenin cinsi… Bluzu ne tip…- Gözlüklerindeki nedir? Şurada işte.
Taktığı küpenin cinsi… Bluzu ne tip… Şurada işte.
Bluzu neden açık?
Bluzu neden açık?
O bluzu daha önce görmüstüm.