Examples of using Bom in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evrenin ortasında birbirlerine doğru hareket ederler ve sonrasında da bom!
Tanrı,'' Alın size hayat'' der ve yine bom!
O gerçekten Park Bom.
Fajita Cuması için her hafta gelir. Kendinden sonrakileri temizler.- Ardından bom!
Bunu bana Park Bom yaptı.
Ve sonra, bom.
O yüzden araçla birlikte… bom.
Hayır, değil. Bom benim ailem.
Kestiğin… anda akımı kesersin ve bom?
Dolabın arkasını karıştırıyordum, ve bom-- eski Letterman ceketim.
Ve sonra, bom.
Adam çığlık çığlığa[ top bom] patlama, askerlerin çığlık.
Ve ben şu kokulu mumlardan yakıyordum ve bom!
Bom. Avize düştü.
Bom boş'' ile ne uyar?
Hiç bir şey'' bom boş'' ile uymaz.
Bom, her yerden para gelmeye başlar.
Hey, bom çatırdıyor!
Bom getirdi aşırı nüfus artışı.
Kıyıya çıkmak. Aniden bom, bom, bom. .