Examples of using Borusunu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Düşündüm ki buraya gelip Dr. Youngın borusunu öttüreyim.
Carl da kanalizasyon borusunu patlattı.
Bir buhar borusunu yemiş.
Camların, bujilerin yanındaki yakıt borusunu aşındırmaması gerekirdi.
Ben sadece şu kanalizasyon borusunu düşünüyordum.
Garaj kapısını kapamadan önce gaz borusunu kestim.
Herhalde biz gaz borusunu deldik.
Öyleyse önce mekanı kapatmış sonra da gaz borusunu kesmiş.
Biri yakıt borusunu kesmiş.
Ocağın gaz borusunu temizletmiştim.
Sokağın aşağısındaki inşaat işçileri kanalizasyon borusunu patlatmış.
Belediye işçisiyim. Gaz borusunu inceliyordum.
Egzoz borusunu minibüsünün içine vermişler. Nasıl?
Egzoz borusunu minibüsünün içine vermişler. Nasıl?
Bayan Jackienin borusunu kontrol etmesi için çağırdım.
Ama ben toplan borusunu hiç çalmadım ki!
Ben borusunu kesmek değilim.
Proje müdürü su borusunu patlattığı söylenerek haksızca suçlandı.
Sızıntı yapan bir gaz borusunu kontrol etmek için girdiğini söylediler.
Sadece bu kakao borusunu almalıyım. Geliyorum!
